<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854</id><updated>2011-04-21T23:20:59.290+02:00</updated><category term='new'/><category term='kök'/><title type='text'>๑sмαп кεsεя™</title><subtitle type='html'>My blog is here •٠·˙˙</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>17</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-5957033330980070718</id><published>2009-02-06T19:48:00.003+02:00</published><updated>2009-02-06T19:48:31.879+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>.....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-5957033330980070718?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/5957033330980070718/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2009/02/blog-post_06.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/5957033330980070718'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/5957033330980070718'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2009/02/blog-post_06.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-1342681676580134136</id><published>2009-02-06T19:48:00.001+02:00</published><updated>2009-02-06T19:48:24.522+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-1342681676580134136?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/1342681676580134136/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2009/02/blog-post.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/1342681676580134136'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/1342681676580134136'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2009/02/blog-post.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-28965027882485020</id><published>2008-01-27T01:38:00.000+02:00</published><updated>2008-01-30T23:32:45.254+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>OYUNLAR SUÇ İŞLETİRMİ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında doğru başlık oldu mu bilmiyorum ancak, İspanya'da 18 yaşında bir çocuk, oyun konsolunun gamepad'inin kablosu ile babasını boğarak öldürmeye çalışmış. Sebebi ise, çocuk oyun oynarken babası gelip oyun oynamaması için uyarmış ve çocuk da dinlemeyince babası gidip konsolun fişini çekmiş. Çocuk da oyundaki ilerlemesi kaybetmiş ve babasını saldırıp hastanelik etmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanların, özellikle çocuk sayılacak yaştaki gençlerin bazı durumlarda kendilerine hakim olamayacak kadar sinirlenmeleri çok karşılaşılan bir durum. Zamanında Internet kafelerde Counter Strike yüzünden çıkan kavgaları ve tartışmaları duyduğumuz oluyordu. Ancak ev ortamındaki durum biraz daha düşündürücü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çoğumuz artık Internet ve teknoloji ile sosyalleşir hale geldik ve bağımlı olduğumuz cihazlar var artık. Olası sorunlarda, mesela elektrik gittiğinde veya oyunda kaybettiğinde, veya saatlerden kaydetmeden yazdığı dökümanın yanlışlıkla silinmesi sonucu hıncını klavye ve fareden çıkartan kullanıcı sayısı çok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakın gelecekte, sinir harbinde bizimle kavga edecek mekanik aksesuarlar geliştirmek zorunda kalabiliriz.&lt;br /&gt;_____________________________________________________&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARTIK UYANMA VAKTİ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar dikkatsiz davranarak milletin ekmeğine yağ sürmeyin artık. Saflığın boyutu ileri derecelerde... Neden mi bahsediyorum?&lt;br /&gt;Değerli arkadaşlar&lt;br /&gt;1. Bir yere üye olduğunuz için fidan dikilmez!&lt;br /&gt;2. Bir yerde oy kullandığınız için Türkiye'de bir kanun teklifi yasalaşmaz!&lt;br /&gt;3. Bir maili 10 kişiye gönderirseniz dileğiniz yerine gelmez!&lt;br /&gt;4. Bir maili ne kadar çok kişiye gönderirseniz o maili microsoft veya aol gibi büyük firmalar takip edip o kadar para yardımı falan yapmaz!&lt;br /&gt;5. Evet bunu da gördük : Microsoft servetini falan dağıtmıyor arkadaşlar!&lt;br /&gt;6. LC Waikiki satılmadı!&lt;br /&gt;7. Domino's Pizza domuz yağı/eti kullanmıyor!&lt;br /&gt;8. Gerçekte yardım bekleyen yanan bir çocuk yok. Varsa da aynı çocuk geçen sene zaten bir kez yanmıştı!&lt;br /&gt;9. Hastanede kan bekleyen öyle bir vatandaşımız yok!&lt;br /&gt;10. Kokakolayı tersten okuyup yorumlayabilen arkadaşlarımızı da ödüllendirmek istiyoruz.&lt;br /&gt;11. Doları katlayınca pentagonun yanmış resmi oluyormuş. Az daha katlayınca ikiz kulelerin yanmış şekli çıkıyormuş. Evet arkadaşlar bunu da gördük ki dolar, pentagon ve ikiz kulelerin inşasından çok daha önce şu andaki halini almış :))&lt;br /&gt;12. Bu maili sana yollayana da yolla. Dostluğumuz pekişsin diyenlere sesleniyorum. Aynı maili göndermeyin. Başka şey yollayın kardeşim!&lt;br /&gt;13. Nike logosunda aslında Allah yazısı gizliymiş. Biz baktık. Göremedik :) 14. Türk polisi e-posta trafiğini takip etmiyor!&lt;br /&gt;15. Sinemada koltuğumuzun altına aids virüsü taşıyan iğne yerleştirebilen psikopat arkadaşlarımız varmış. Bu kişilerin devlet tarafından halk eğitim merkezlerinde el sanatları alanında hoca olarak istihdam edilmelerini istiyoruz.&lt;br /&gt;16. MSN Listenize biri eklendiği taktirde ciddi problemlerle karşı karşıya kalma riskiniz, söz konusu hacker sizi kafaya takmışsa zaten yeterli düzeydedir. Korkmanıza gerek yok. Size birinin zarar verebilmesi için msn kullanmak gerekli değildir :)&lt;br /&gt;&lt;embed pluginspage="http://www.adobe.com/shockwave/download/download.cgi?P1_Prod_Version=" src="http://www.gedikgross.com/banner/468x60.swf" width="380" height="60" type="application/x-shockwave-flash" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;17. MSN paralı olmuyor. Logo mogo maviyken yeşile veya mora dönmüyor. Bir yere tıklamanız da gerekmiyor!&lt;br /&gt;18. Erkek milletini yeren, kız milletini öven mailler erkek icadıdır. Maksat kız msn'i topalamaktır arkadaşlar!&lt;br /&gt;19. israilli bilim adamlarının sivri sinek dna'sıyla oynayıp süper kan emici,on kat daha dayanıklı hale getirdiği ve komşu ülkelerin türkiyede dahil dna haritasını çıkartmakta kullanacağı casus sivrisinek olayı... Tabi mesajın sonlarındaki damarlamızdaki asil kanı kirletmeye yönelik böyle bi girişimi kemalist gençliğin asla kabul etmeyeceği vurgusu karşılıklı akıl sağlığı dilekleriyle vedalaşmamıza yol açmıştır.&lt;br /&gt;20. 1987'den beri dolaşan mail diye bir şey yoktur. O dönemde mail yoktu! 21. Klavyemizdeki "w, h, k, ğ" tuşları paralı olmayacak. Bunun için sitelere girip millete hit kazandırmayın!&lt;br /&gt;22. Petrol rezervlerimizin üzerine amerika civa döküp kuyuları kapatmış. Arkadaşlar cıva sıvı bir madendir. Tamam ağır ama sıvı!&lt;br /&gt;23. Rus hackerler Türk hackerlara savaş falan açmadı. Açsa da ucu bize dokunmaz!&lt;br /&gt;24. Sizi kimse telefonunuzu kontrol etmek için arayıp sizin kimlik bilgilerinize erişmek için kullanamaz. Faturasını falan da sizin hesabınıza böyle bir yöntemle geçiremez!&lt;br /&gt;25. Tao öğretileri Allah'ın güzelliğini savunan şeyler değildir! Bunlar bize ulaşanlar. Ulaşıp da aklımıza gelmeyen daha niceleri... Ve işin komik tarafı, bu mesajı bana yollayan arkadaşım 10 dakika sonra coca cola nın arapça mealini bana forward etti sağolsun... Lütfen bilip bilmeden herşeyi forward etmeyin arkadaşlar...&lt;br /&gt;_____________________________________________________&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İYİ HABER-KÖTÜ HABER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi haber: artık barajlarda su seviyesi grafiklerine bakmıyoruz.&lt;br /&gt;kötü haber: artık sokaklarda su seviyesi grafiklerine bakıyoruz. Malumunuz seller aldı başını gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi haber: facebook meraklıları profillerini gizlemeye başlamış.&lt;br /&gt;kötü haber: İnternet trafiğimiz artık Çin gibi izleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi haber: PC satışları artıyor&lt;br /&gt;kötü haber:Yılın ilk 9 ayında dış ticaret açığımız 45 milyar doları buldu(ithalat: 120 küsur, ihracat 77 milyar dolar). Kart borcunu ödeyemeyenler artışta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi haber: Telekom'da grev sona erebilir&lt;br /&gt;kötü haber: Ne farkedecek ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi haber: Mac OSX Leopar çıktı&lt;br /&gt;kötü haber: Alınamayacak kadar pahalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi haber: 8800GT çıktı&lt;br /&gt;kötü haber: ürün piyasada hala yok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi haber: Ati Radeon 3850 çıktı&lt;br /&gt;kötü haber: 2 tane almak gerekiyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi haber: AMD Phenom nihayet çıktı&lt;br /&gt;kötü haber: Intel hala önde. AMD gemisi batıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi haber: 2008 Avrupa Şampiyonası'na vasat futbolumuza rağmen gidiyoruz.&lt;br /&gt;kötü haber: İngilizlere 8 atamayacağız Gelmiyorlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi haber: vista çıktı&lt;br /&gt;kötü haber: işe yaramıyor ((:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Murat ve Cem: katkı için teşekkürler)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-28965027882485020?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/28965027882485020/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2008/01/oyunlar-su-iletirmi-aslnda-doru-balk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/28965027882485020'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/28965027882485020'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2008/01/oyunlar-su-iletirmi-aslnda-doru-balk.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-949526033219618984</id><published>2008-01-18T22:24:00.001+02:00</published><updated>2008-01-24T01:31:34.946+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;em&gt;'' ÖLÜMÜ GÖR FORWARD ET! ''&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Hiç aşağıdakilere benzer mesajlar aldınız mı?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Çocuğum hasta&lt;/em&gt; fakat gerekli ameliyat - ilaç için hiç paramız yok ve Hedede Hödö firmasıyla yaptığımız anlaşmaya göre bu maili forwardlayan (başkasına gönderen) her kişi için bize 10 cent verecekler. Elinizi vicdanınıza koyun ve bize yardımcı olun. Ayıracağınız birkaç saniye ile çocuğumun hayatı kurtulacak. &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/R5EZwrLev3I/AAAAAAAAAHs/ANGkdcTjdnY/s1600-h/E-mail-big.gif"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bill Gates&lt;/em&gt; yeni bir mail izleme (e-mail tracking) programı yarattı ve bunu test etmek istiyor. Lütfen bu mesajı tüm arkdaşlarınıza forwardlayın. Böylece iletilen tüm mesajların sayısı 1.000'i bulunca takip edilen maillerdeki tüm kişilere kazandıklarını bildiren bir mesaj atılacak ve gerekli işlemlerden sonra bilmemkaçyüz dolarlık çekleri evlerine gönderilecek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bu mesajı&lt;/em&gt; forwardlayanlar arasında yapılacak çekilişle 50 kişi Zappidi cep telefonu kazanacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Peki ne yaptınız&lt;/strong&gt;?&lt;br /&gt;Birçoğunuz hiç yoktan para-ödül kazanmak için ya da ufak bir çocuğun hastalığına yardım etmeyen vicdansız kişi olmamak için bunları forwardladınız değil mi? Amaaaaa yanlış yaptınız!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Neden mi?&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/R5EPh7Lev2I/AAAAAAAAAHk/FeV2mf5DK_Y/s1600-h/mail4.png"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Forward edilen mailleri takip etmek mümkün değildir !&lt;br /&gt;Forward edilen bir maili takip eden (e-mail tracking-tracing) bir teknoloji yoktur. HTML tabanlı gönderilen mesajları alan kişilerin bilgisayarlarında cookie yaratılması mümkündür ancak bu mesajın gönderilme sayısını ölçmek için yeterli değildir. Bu zaten varolan (takip edilmesi gerekmeyen) kullanıcıların internette gezerken davranışlarını değerlendirmek için uygulanan bir yöntemdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutlaka bu tip bir takip sistemi çalıştırılması gerekiyorsa her forward edilen mailde küçük bir program attach edilmiş olmalı ve mesajı alan tüm kişiler bu programı çalıştırmalıdır. Hem yukarıda örneğini verdiğimiz mesajlarda bu tip bir dosya yoktur hem de bu tip bir dosya varsa bile virüs içerme olasılığı çok yüksek olduğu için çalıştırılmaması gerekir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Dünyadaki hiçbir firma bu tip bir organizasyon düzenlemez !&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir firma, özellikle de ilginizi çekebilmek için adları kullanılan büyük firmalar mail forward- lama gibi bir yöntem ile yardım organizasyonu düzenlemezler. Forwardlanan mesajları takip etmek gibi büyük bir külfeti üzerlerine almak gibi mantıksız bir işlem yerine, kendi sitel erinde bir düğmeye tıklama başına ya da yine kendi sitelerinde bulunan basit bir forma yazılan isim ve mail adresi başına yardımda bulunmaları hem çok daha kolay hem de çok daha güvenlidir. Böylece insanların kendi sitelerine gelmelerini sağlayarak reklam ve tanıtım yapma imkanına da kavuşurlar. Ayrıca kontrolü sağlanamayacak bu tip mesajların zincir halinde yayılmasına neden olmak birçok ülkede suç kabul edilmektedir.&lt;br /&gt;Düşünsenize; siz bir şirket olsanız, ne kadar çok forwardlanacağından emin olmadığınız bir mail kampanyasına destek verir miydiniz? Ya bir virüs gibi milyonlarca bilgisayara yayılırsa? Sermayeyi tükettiniz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Gelen Maillerdeki Mantık hataları&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Dikkatli okunan her mesajda rahatlıkla çeşitli mantık hataları bulunabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bill Gates'in gönderdiği söylenen mesajın gerçekten Dünya çapında yayılması demek kendisinin tüm servetinden daha fazlasını bu promosyon için harcaması demektir. Ayrıca mesajın sonunda "My Friend" yani "Arkadaşım" yazmaktadır. Ne zamandır tanışıyoruz Bill? Ayrıca Microsoft'un, hem de sahibi olan Bill Gates'in spam (izniniz olmadan mesaj gönderilmesi) mail göndermesi düşüncesi bile oldukça gülünç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastalık mesajlarında ise verilen bilgilerde her zaman eksikler vardır. Hastalığın özelliği, düzenlenen yardım kampanyasının yasal açıklaması, direkt yardım etmek istediğinizde kullanabileceğiniz bir telefon-banka hesap numarası, kampanya ile ilgili bilgilere ulaşabileceğiniz bir web adresi gibi bilgiler her zaman eksiktir. Ayrıca kampanya Dünya çapında ilgi görürse ortaya çıkacak olan meblağ zannettiğiniz gibi birkaç bin değil birkaç milyon dolar olacaktır. Ne kadar mantıklı değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tip mesajların çoğu İngilizce'dir hatta İngilizce'nin doğal olarak çok kullanıldığı ülke ve firmalardan geliyorlarmış gibi görünürler. Ancak birçoğu önemli imla ve gramer hataları ya da argo denebilecek kelimeler içerirler. Türkçe'ye çevrilenler ise daha da şüphelidir. Türkçe'ye çeviren kişiler mesajın içeriği değiştiği için takip edilememesinden hiç mi korkmazlar acaba? :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mail yoluyla tanıtıma ihtiyaç duymayacak boyuttaki firmaların isimlerinin geçmesi de mantıksızdır. Bazı firmaların kurucularından gönderildiği söylenen mesajlarda dikkatten kaçan bir özellik bu firmaların 100 seneden daha önce kurulmuş olmalarıdır. Mesajda belirtilen departman yoktur ya da merkezleri bahsedilen şehirde değildir ya da adı geçen kişi hiç varolmamıştır vs.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;İyi de neden böyle bir şey yapıyorlar???&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bu tip mesajlar bir çeşit elektronik dedikodudur. Nasıl dedikodunun mantıklı bir açıklaması yoksa bunların da yoktur. Sadece yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı mesajlar öyle çok yayılırlar ki gönderen kişiye tekrar geri dönerler. Tabi mesajı forwardlarken silinmesi düşünülmeyen ya da BCC (gizli forward) yapılmadığı için açıkça görünen yüzlerce mail adresi ile birlikte. Böylece mail adresiniz bir (ya da birkaç) mail avcısının eline geçer. Daha sonra da size gelen reklam mesajlarının kaynağını merak edip durursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nadir de olsa bu tip mesajları takip eden başka mesajlar gelir ve sizden aynı konu için ekstra bilgiler istenir. Bahsedilen ödülü kazandığınız için size para göndermek üzere kredi kartı numaranızı istemeleri gibi mesela :) Aranızdaki hiç kimsenin böyle bir mesaja cevap vereceğini zannetmediğimiz için uyarmayı gereksiz buluyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Pekiiii ne yapacağız?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Öncelikle bu tip mesajların neredeyse hepsinin uydurma olduğunu kabul edecek ve forwardlamayacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ama gelen mesaj çok gerçekçi ve yardım etmek - ödül kazanmak istiyorum" diyorsanız yardım için gönderilen mesajda telefon-mail adresi-web adresi verilip verilmediğine bakın ve lütfen arayarak-mesaj atarak-siteye bakarak önce aslı olup olmadığını kontrol edin! Ödül mesajları ise %99.9 uydurmadır. Ödülü verdiği söylenen firmanın web sitesine giderek kontrol edin (ya da telefon edin), hem böylece gerçekten ortada bir ödül varsa ayrıntıları en güvenilir yerden öğrenmiş olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size bu mesajı gönderen kişiyi (arkadaşınız olabilir) bir daha göndermemesi için uyarın. Bu tip gereksiz mesajların Dünya çapında yayılmasından dolayı harcanan vakit toplamda inanılmaz kayıplara neden olmaktadır. Binlerce mesajın oradan oraya gitmesi hem internet hatlarında gereksiz pisliğe neden olmakta hem de okunması için harcanan vakit sizin hayatlarınızdan çalınmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhangi bir şekilde toplu mesaj göndermeniz gerektiğinde. Mail adreslerini mail programınızdaki TO ya da CC bölümüne değil BCC bölümüne yazın. Böylece arkadaşlarınızın mail adreslerinin kötü amaçlı kişilerin eline geçmesini engellemiş olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;Alıntı:Evren Aydınel (1de1.com)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-949526033219618984?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/949526033219618984/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2008/01/lm-gr-forward-et-hi-aadakilere-benzer.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/949526033219618984'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/949526033219618984'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2008/01/lm-gr-forward-et-hi-aadakilere-benzer.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-5171462725816408890</id><published>2007-05-18T20:27:00.000+03:00</published><updated>2007-05-18T20:48:06.121+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Google yenilenerek büyüyor&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.milliyet.com.tr/2007/04/21/son/resim/sonyas06.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;İnternet arama motoru devi Google, daha bütünleştirici ve kapsamlı olarak tanımladığı "Universal Search" sistemine geçtiğini duyurdu. Google, bundan böyle arama sonuçlarını haber, video, imaj, lokal ve kitap arama sonuçlarının karışımı olarak listeleyeceğini açıkladı. Çarşamba günü kullanımına başlanan yeni sistem, İngilizce Google.com erişimi olanlar tarafından görüntülenecek. Universal Search" ilerleyen günlerde tüm Google kullanıcılarına sunulacak.&lt;br /&gt;Eldeki bütün kaynakların taranması sonucu ortaya koyulacak olan yeni arama sonuçları tek bir sonuç setinde verilecek. Örneğin Star Wars karakteri Darth Vader hakkında yapılan bir arama sonucu sadece web siteleri değil, Darth Vader karakterine ait resimler, gazetelerde çıkan haberler ve aktör James Earl Jones ile ilgili web siteleri ya da son çıkan Lucas filmleri bir set olarak kullanıcıya sunulacak. Böylece tek bir konu ile ilgili çok kapsamlı ve detaylı arama sonuçları ortaya konacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; İnternet Haber&lt;br /&gt;_______________________________________________________&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/22122006131034_9_441615int.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Ampulü patlatan Türk buluşu&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türk araştırmacılar, Edison'un icat ettiği ampule alternatif nanoteknoloji ürünü ışık kaynağı üretti. Bu müthiş buluş Bilkentli araştırmacıların imzasını taşıyor. ”Ayarlanabilir beyaz ışık” teknolojisi ile Edison’ın icat ettiği Ampuller tarih olacak. Edison’ın keşfi olan ampuller ısıyı ışığa dönüştürüyordu. Türk imzası taşıyan buluş ise üretilen nanokristalli ledler ile elektrik enerjisini direkt ışığa çeviriyor. LED (Light Emitting Diode, Işık yayan Diyot) tabanlı ışık kaynaklarının ömrü 23 yıl sürecek. Türklerin müthiş buluşu otomobillerin aydınlatma sistemini de kökten değiştirecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik bu yeni ışık kaynağı yüzde 90 oranında enerji tasarrufu sağlıyor. Yeni buluş, enerji tasarrufu ile küresel ısınma sorununa da çözüm yolunda katkı sağlayacak. Bu müthiş çalışma, dünyanın en prestijli dergileri arasında bulunan ''NANOTECHNOLOGY'' dergisinin 14 Şubat 2007 baskısında da kapak konusu oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müthiş buluş, Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü ve Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Hilmi Volkan Demir ile öğrencileri Sedat Nizamoğlu, Tuncay Özel ve Emre Sarı'nın imzasını taşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demir, başkanlığını yaptığı araştırma grubunun, nanokristal kullanarak beyaz ışık üretimini dünyada ilk kez ayarlanabilir renk özellikleri ile başardıklarını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LED'lerin günümüzde ampulsüz trafik ışıkları, kamera, mikroskop ışık&lt;br /&gt;kaynakları gibi kullanım alanları olduğunu ifade eden Demir, “LED'ler, evlerimizde kullandığımız ampuller ve florasan lambalarının yerine geçecek. Keşif, geleceğin iç mekan ve otomotiv aydınlatma fonksiyonlarını tamamen değiştirecek nitelikler taşıyor” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;BİR ÖMÜRDE 4 AMPUL&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yeni teknoloji ürünü ışık kaynaklarının çok uzun yıllar dayanabildiğini ve elektrik enerjisini bire on oranında az kullandığını belirten Demir,&lt;br /&gt;”Ampullerin dayanaksızlığını evimizde ne sıklıkta ampul değiştirdiğimizi&lt;br /&gt;düşünerek kolayca anlayabiliriz. Bir LED'i günde 12 saatten 23 yıl süreyle kullanabilmemiz mümkündür, bu da ortalama yaşamda sadece 4 defa ışık kaynağını yenilemek anlamına geliyor” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LED'lerle tüm dünya elektrik harcamasının yüzde 50 miktarında azaltması öngörülüyor. Dünyada üretilen tüm elektriğin yüzde 20'si aydınlatmada kullanılıyor. Tüm bu nedenlerden dolayı nanokristal katkılı beyaz ışık kaynakları hem bilim dünyasında hem de endüstride büyük ilgi çekti. Bu müthiş buluşun tasarımı, modellemesi, fabrikasyonu, deneysel karakterizasyonu ve kuramsal analizi de dahil olmak üzere tüm basamaklarının Bilkent Üniversitesi'nde gerçekleştirildi. Şimdi geriye sadece üretmek kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; İnternet Haber&lt;/p&gt;&lt;p&gt;_______________________________________________________&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Şüpheli mailleri açmayın&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.globaladres.net/imajlar/1296.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt; Merkezi Mersin'de bulunan Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş, son günlerde MSN üzerinden kontör temin etme yönteminin arttığını, ''modern ve teknolojik hırsızlar''ın, kullanıcıları mağdur ettiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göktaş, ÇETKODER'in düzenlediği &lt;strong&gt;''MSN tuzakları&lt;/strong&gt;, cepten dolandırıcılık'' konulu toplantıda, &lt;strong&gt;Yahoo, Google, MSN Messenger&lt;/strong&gt; gibi haberleşme programlarının şifrelerini kıran kötü niyetli kişilerin vatandaşları dolandırdığına dikkati çekti. Şifresi kırılan internet kullanıcısının adresinde bulunan kişilere ulaşan hırsızların kontör talebinde bulunduğunu ifade eden Göktaş, bazı hırsızların da kırdıkları MSN messengerde kayıtlı adreslerden borç para talep ettiğini vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Göktaş, ayrıca bazı sitelere yönlendirerek ya da dosyalar göndererek, kullanıcılara ait şifre bilgilerinin haksız kazanç elde edebilmek için ele geçirilmeye çalışıldığını bildirdi. Bazı zararlı yazılımlarla bilgilerin ele geçirildiğini anlatan Göktaş, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Bir başka yöntem ise 'haberi gördün mü, girip okusana, senin için bak ne yazdım, ne hazırladım' tarzı ilgi çekici söylemler ile vatandaşları hazırlanan sahte web sayfalarına yönlendirip MSN şifreleri yazmaları sağlanıyor. Bu işlemin gerçek olduğunu sanan vatandaş, şifresini şüphelenmeden yönlendirilen sayfaya girmekte ve bilgileri hackerların eline geçmekte. Çok dikkatli olunmalı. Modern ve teknolojik hırsızlar, MSN kullanıcılarını mağdur ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalınan MSN adresi ve şifresinin 'passport@css.one.microsoft.com'' adresi aracılığı ile tekrar elde edilebilir. Ancak MSN kullanıcıları şifrelerini ve bilgilerini sürekli güncellemeliler, şifreler en az 10-12 haneli olarak belirlenmeli ve rakamların yanı sıra harfler ve semboller de kullanılmalı.'' Göktaş, kontör, şifre istekleri ile kredi kartı numarası ve internet hesap bilgisi veya banka hesap bilgisi gibi taleplere şüpheyle yaklaşılması gerektiğini anlattı. Sanal sohbet ortamında tanışılan kişilere aile, adres, telefon, işle ilgili konularda bilgiler verilmekten kaçınılması gerektiğini belirten Göktaş, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Mail adreslerinize gelen şüpheli mailler, en yakın arkadaşınızdan bile olsa kesinlikle açılmamalı ve silinmelidir. MSN yolu ile gönderilen web adreslerine girilirken dikkatli olunmalı, e-posta adresi ve şifre ile giriş yapılmamalıdır. Ayrıca, kendilerini polis ya da jandarma olarak, savcı olarak tanıtan dolandırıcılar 'bir soruşturmaya esas olmak üzere sizi aradık, soruşturma yapıyoruz' diyerek cepten karşı tarafı dakikalarca konuşturup vatandaşın faturasını kabartırken dolandırıcı kişi 'konuştukça kazan' kampanyasından kontör kazanıyor. Her geçen gün yeni bir dolandırıcılık ve sahtekarlık olayı gündeme geliyor. Vatandaş bilmeden mağdur oluyor. Ancak vatandaşın merak ve güven duygusunun sömürüldüğü bir gerçek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; İnternet Haber&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-5171462725816408890?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/5171462725816408890/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/05/google-yenilenerek-byyor-internet-arama.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/5171462725816408890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/5171462725816408890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/05/google-yenilenerek-byyor-internet-arama.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-6907789186510383028</id><published>2007-03-31T11:26:00.000+02:00</published><updated>2007-05-08T19:14:01.068+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/piramit300906_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Piramitlerin sırrı çözüldü mü?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 08.05.2007 &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Piramitlerin nasıl inşa edildiğine dair 4 bin 500 yıllık teorilere bir yenisi daha eklendi. Fransız mimarlar yaptıkları 2 yıllık çalışmanın ardından, en büyük piramit Keops'un, içeriden ve sadece 4 bin işçiyle inşa edildiğini ileri sürdü. Piramitleri kimilerine göre yüzbinlerce işçi çalışarak yaptı, kimilerine göre ise uzaylılar yaptı. Mısır'daki piramitlerin nasıl inşa edildiği hep merak edilen ve tartışılan bir konu oldu.&lt;br /&gt;İçerden inşa edildi&lt;br /&gt;Fransız mimar Jean Pierre Houdin ve ekibi iki yıl boyunca en büyük piramit olan Keops'ta incelemelerde bulundu ve yeni bir teoriyle ortaya çıktı: 4 bin 500 yıllık piramitler, içerden spiral biçiminde örülerek inşa edildi.&lt;br /&gt;Houdin'e göre her biri 2.5 ton olan 3 milyon taştan oluşan Keops, aşamalı olarak kurulan iki rampa sayesinde yapıldı.&lt;br /&gt;İnşaat için ilk etapta 43 metrelik dış rampa kuruldu ve ardından 136 metrelik spiral şeklinde bir iç rampa kullanıldı.&lt;br /&gt;Yeni teoriye göre, piramidin inşaasında 4 bin kişi çalıştırıldı. Bugüne kadar üzerinde tartışılan teorilerde binanın Mısır'ın dört bir yanından getirtilen işçilerin dışarıdan ördüğü rampalar sayesinde yapıldığı iddia ediliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; İnternet Haber&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/porno2027_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İnternet kullanırken dikkat&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 08.05.2007&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İnterneti, “Bir taraftan, sıcak evinizden çıkmadan birçok işinizi yapan bir uşak, diğer yandan ise evinizin bir köşesinde canavarları barındıran tehlikeli bir silah” olarak tanımlayan kitapçıkta, faydalı bir internet kullanımı için ebeveynlere şu öneriler yapıldı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgi çekici ve eğlenceli web sitelerini çocuğunuzla beraber bulmaya çalışın.&lt;br /&gt;İnterneti keşfetmeye yönelik bu olumlu tavır, gelecekte internetle ilgili çocuğun yaşayacağı olumlu ya da olumsuz deneyimleri paylaşabilmeniz için bir fırsat olacak.&lt;br /&gt;İnternet bağlantısı olan bilgisayar ve oyun aygıtlarını tüm ailenin kullandığı bir odaya ya da merkezi bir konuma yerleştirin.&lt;br /&gt;Aile güvenliği yazılımı kullanın.&lt;br /&gt;Bu, internet etkinlikleri hakkında konuşmak istemeyecek ilkokul çocukları ve ergenlik dönemindeki çocuklar için özellikle yararlıdır.&lt;br /&gt;Çocuğunuzun kişisel hiçbir ipucu içermeyen ve hiçbir kişisel anlamı temsil etmeyen bir rumuz ya da e-posta adresi seçmesine yardımcı olun.&lt;br /&gt;Çocuğunuzla evde internet kullanımının koşulları hakkında anlaşın.&lt;br /&gt;Çocuğunuzu kişisel bilgilerini açıklarken dikkatli olması gerektiği konusunda uyarın.&lt;br /&gt;Bir e-arkadaşla yüz yüze birlikte olmanın riskleri hakkında konuşun.&lt;br /&gt;Çocuğunuzu internetteki kaynaklar hakkında daha eleştirel olmaları için eğitin.&lt;br /&gt;Yasa dışı olduğunu düşündüğünüz online materyalleri yetkililere bildirin.&lt;br /&gt;Çocuğunuzun internet kullanımını bilin.&lt;br /&gt;İnternetin iyi yanlarının kötü yanlarından daha baskın olduğunu daima aklınızda bulundurun.&lt;br /&gt;Çocuklarınızla internette yaptıklarını konuşun.&lt;br /&gt;Güvenlik duvarı kullanın, işletim sisteminizi en son güvenlik güncellemeleriyle yenileyin.&lt;br /&gt;Antivirüs ve spyware önleme yazılımları kullanın.&lt;br /&gt;Çocuklarınızın size bir şeyler öğretmesine izin verin.&lt;br /&gt;İnternet ortamında neler yaptıklarını, kimlerle tanıştıklarını size göstermelerini isteyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; İnternet Haber&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Panda'ya çiftleşmesi için film izlettiler&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 07.05.2007&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/panda_137.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Tayland'ın kuzeyindeki hayvanat bahçesindeki bir erkek pandayı cinsel yönden uyarmak amacıyla, pandaların çiftleşme anını gösteren bir film izlettirildiği ve zayıflaması için pandaya karbonhidrat bakımından zayıf bir rejim uygulandığı bildirildi. Şiang Mai hayvanat bahçesinden Kannikar Nimtragul adlı veteriner, 2003'de Çin'den getirilen altı yaşındaki Şuang Şuang ile beş yaşındaki eşi Lin Hui'nin yavrularının olmadığını belirtti.&lt;br /&gt;Veteriner, bunun için, eşi Lin Hui'nin kızışma döneminde olacağı gelecek hafta çiftleşmeye hazır olması için Şuang Şuang'a günde 15 dakika "film izleme hakkı" verildiğini kaydetti.&lt;br /&gt;Öte yandan, iki pandanın, birbirlerini özlemeleri amacıyla aralık ayından beri ayrı tutulduğu belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; E-Kolay&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kore'de kurt klonladılar&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 07.05.2007&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/klonkurt2703_137.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Dünyada ilk kez köpek klonlayarak tarihe geçen Güney Koreli Prof. Lee Byeong-chun, bu kez iki kurdu kopyaladığını açıkladı. Kurtlar, 2005 yılı ekim ayında dünyaya geldi. Güney Kore’de ilk köpeği kopyalayarak tarihe geçen Prof. Lee Byeong-chun, şimdi de 2 adet kurt klonladığını belirtti. Seul Ulusal Üniversitesi Veterinerlik Bölümü uzmanlarından Prof. Byeong-chun’un kopyaladığı vahşi kurtların soylarının tükenmekte olduğu, kurtların birinin 18 Ekim&lt;br /&gt;2005’te, diğerinin 26 Ekim 2005’te dünyaya geldiği açıklandı.&lt;br /&gt;Yapılan açıklamada "Snuwolf" ve "Snuwolffy" adları verilen kurtlara yapılan DNA testlerinin klonlanmış olduklarını gösterdiğini belirtti. Açıklamada, çalışmanın sonuçlarının "Klonlama ve Kök Hücreler" adlı bültende yayınlanacağı da kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Lee Byeong-chun’un ekibi, 2005’te dünyanın ilk kopya köpeğini ürettikten sonra geçen yıl "Bona" adlı dişi bir Afgan tazısı da klonladıklarını açıklamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Lee Byeong-chun, "insan kök hücreleri klonladığını" iddia ederek dünyayı ayağa kaldıran çalışması sahte çıkan Prof. Hwang Woo-suk’un araştırma ekibindendi. Ancak ekibin klonladığı ilk köpek Snuppy’nin gerçekliği doğrulanmıştı. Kök hücre skandalı yüzünden üniversitedeki görevinden 3 ay açığa alınan Prof. Lee, köpek klonlama araştırmasının başındaki bilim adamıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; İnternet Haber &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Saatte 574.8 kilometre hız yaptı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 06.05.2007&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/hizlitren347_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Fransa'da bir hızlı treninin, saatte 574.8 kilometre yaparak, raylı sistem üzerinde yeni bir dünya rekoru kırdığı bildirildi. Motoru ve tekerlekleri güçlendirilen, üç adet iki katlı vagonu bulunan hızlı trenin saatte 574.8 kilometreyle, 1990 yılında yine Fransa'da kırılan saatte 515.3 kilometrelik hız rekorunun üstüne çıktığı belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;V150 adı verilen trenin rekorunun, Japonya'da 2003 yılında manyetik hatta havada giden hızlı trenin kırdığı saatte 581 kilometre hız rekorunun altında kaldığı kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; E-Kolay&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İklim bölgeleri tehdit altında&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 06.05.2007 &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/baharrr_137.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Amerikan Bilimler Akademisi'nce yayımlanan bilimsel araştırmaya göre, küresel ısınma birçok bitki ve hayvan türünü de tehdit ediyor. Wisconsin Üniversitesi uzmanlarının araştırması, özellikle Amazon ve Endonezya ormanlarını kapsayan nemli tropikal bölgelerin, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek yerler olduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre, buralarda yaşayan hayvan türleri iklim değişikliğine ayak uydurmakta çok zorlanacak. Uzmanlar, bu alt üst oluşun insanları da büyük göçlere zorlayacağını tahmin ediyor. Araştırmaya göre, iklim Andlar, Sibirya ve Avustralya'nın güneyinde bugünkünden tamamen farklı hale gelebilecek. En karamsar tahmine göre, yeryüzünün yüzde 39-48'i 2100'e kadar ciddi iklim değişikliğine uğrayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Globaladres.net&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;RTÜK, filtreleme programını hizmete soktu&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Haberin Tarihi: 05.05.2007&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/lazer0803_137.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), çocukların internet ortamındaki zararlı içerikten korunması amacıyla, ebeveynlere ücretsiz filtreleme programı sağlıyor.İSTANBUL - Filtreleme programı, anne ve babalar tarafından RTÜK’ün internet sayfasından (www.rtuk.org.tr) evlerindeki bilgisayarlara indirilebilecek. Ancak, uzmanlar bu tür programların zaman zaman başarısız olabileceğini vurguluyor ve çocukların özellikle yaşları ilerledikçe, internet ortamında güvenli ve sorumlu davranmayı öğrenmeleri gerektiğini ifade ediyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Filtreleme programı için web adresi&lt;strong&gt;:www.rtuk.org.tr &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-6907789186510383028?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/6907789186510383028/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/03/pandaya-iftlemesi-iin-film-izlettiler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/6907789186510383028'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/6907789186510383028'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/03/pandaya-iftlemesi-iin-film-izlettiler.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-8456913551288088753</id><published>2007-03-19T15:20:00.000+02:00</published><updated>2007-03-26T13:11:00.951+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/denizvegunes_137.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Yüzyılın en sıcak kışı yaşandı&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Haberin Tarihi: 28.03.2007 Okunma Sayısı: 510 &lt;/p&gt;&lt;p&gt;ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresinin internet sitesinde açıklanan ölçüm sonuçlarına göre, kayıtların tutulmaya başlandığı 1880'den bu yana, geçen aralık-şubat arasındaki dönem, dünyada yaşanan en sıcak kış oldu.&lt;br /&gt;Ocak ayında rekor seviyede sıcaklık&lt;br /&gt;İnternet sitesindeki rakamlara göre, aralık-şubat dönemindeki ortalama sıcaklık, 20. yüzyıl ortalamasından 1,3 derece daha yüksekti. Bu sıcak kışta, ocak ayının rekor seviyede sıcak geçmesinin etkili olduğu belirtildi.&lt;br /&gt;Bu hesaplamada, kara parçaları ve okyanuslar üzerindeki sıcaklık birlikte dikkate alındı. Sıcaklıklar Avrupa, Asya, Afrika'nın batısı, Brezilya'nın güneydoğusu ve ABD'nin kuzeydoğu kesiminde ortalamanın üstünde olurken, ABD'nin orta kesimi ile Suudi Arabistan'ın bazı kesimlerinde ortalamanın altında oldu. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kış aylarında sıcaklık rekor düzeyde&lt;br /&gt;Ayrıca kuzey yarımkürede kış aylarında kara parçalarındaki sıcaklık rekor düzeyde yüksek olurken, okyanusların yüzeyindeki sıcaklık da 1997-98 kışından sonra en yüksek ikinci seviyede idi. Şimdiye kadar yaşanan ikinci en sıcak kış 2004 kışı, üçüncü en sıcak kış ise 1998 kışı oldu.&lt;br /&gt;En sıcak 10 kışın ise 1995'ten bu yana yaşandığı belirtildi. 20. yüzyıl boyunca kara parçalarında sıcaklığın her on yılda yaklaşık 0,11 derece arttığı, ama sıcaklık artış oranının 1976'dan bu yana 3 kat büyük olduğu ve her on yıl için 0,32 derece olarak gerçekleştiği belirtildi.&lt;br /&gt;Küresel ısınma&lt;br /&gt;İdarenin Ulusal İklimsel Veri Merkezi yetkililerinden Jay Lawrimore ise telefonla yaptığı açıklamada, "Biz bu kışın, sera etkisi gazlarının etkisinin bir kanıtı olduğunu söylemiyoruz" dedi. Ancak Lawrimore, kendi merkezinin çalışmalarının Hükümetlerarası İklim Değişikleri Kurulunun çalışmalarının bir parçası olduğunu belirtti. Kurul geçen ay yayınladığı raporda, iklimde değişiklik olduğunu ve insan etkinliklerinin bu değişimdeki payının kuvvetle muhtemel olduğunu belirtmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lawrimore "Dolayısıyla, bu kurulun bir parçası olarak bazı sonuçlara varıldığını ve ısınma eğiliminin kısmen sera etkisi gazlarının salınımlarının sonucu olduğunu biliyoruz. Uzun dönemli eğilimlere ve uzun dönemli değişikliklere bakarak, doğal ve insan kaynaklı iklim değişikliklerini daha iyi anlayabiliriz" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; İnternet Haber&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/sivrisinek2103_137.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sıtmaya dirençli sivrisinek&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 28.03.2007 Okunma Sayısı: 45&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ABD'li bilim adamları, sıtma ile mücadelede devrim niteliğinde bir gelişmeye imza atarak sıtma mikrobu taşımayan bir sivrisinek türü yarattı. Genetik yapıları değiştirilerek oluşturulan yeni sivrisineklerin, sıtma mikrobuna karşı dirençli olduğunu belirten Amerikalı bilim adamları, yeni türün doğaya salındığı takdirde sivrisinekler üzerinde sayıca hakimiyet kurabileceğini ileri sürdü. Sıtma mikrobu taşımayan yeni tür sivrisinekler, Afrika başta olmak üzere her yıl ortalama 2.7 milyon insanın hayatına mal olan sıtma hastalığının kontrolünde büyük bir adım sayılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Hürriyetim&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/saturn1437_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Satürn uydusunda yaşam izi&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Haberin Tarihi: 28.03.2007 Okunma Sayısı: 152&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bilim insanları ısının, uydunun milyarlarca yıl önceki oluşumundan hemen sonra içindeki radyoaktif bozulmadan kaynaklanabileceği görüşünü açıkladı. ABD'nin Teksas eyaletinde her yıl düzenlenen Ay ve Gezegen Bilimleri Konferansı'nda sunulan bildiride, Cassini uzay aracının gönderdiği ve Enceladus'un sıcak bir bölgesinden çıkan gayzer benzeri oluşumu gösteren ilginç fotoğrafların incelendiği açıklandı. Araştırma sonucuna göre, yüzey ısısı eksi 201 santigrat derece civarında olan Satürn'ün uydusunun iç kısmında ilkel yaşam için uygun bir ortam olabilir. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bilim insanları yeni geliştirdikleri bir modelle Enceladus'un içindeki ısının, eskiden oluşan bir radyoaktif bozulmadan kaynaklandığını ve bunun da Satürn'ün uydusunun sıcak güney yarıküresindeki su buharı bulutu ve periyodik buz kristali rüzgârlarının açıklaması olabileceğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Radikal &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/mars150307_137.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Mars'ta buzul katmanları var&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Haberin Tarihi: 27.03.2007 Okunma Sayısı: 175&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Mars gezegeninin güney kutbunun altının buzul katmanlarıyla dolu olduğu belirlendi. Science dergisinin son sayısında yayımlanan makaleye göre, güney kutbunun altındaki buzulları Avrupalıların "Mars Ekspresi" adlı uzay aracı tespit etti.&lt;br /&gt;Bugüne kadar en büyük rezerv&lt;br /&gt;Dergide açıklamaları yayımlanan uzmanlar, buz tabakalarının bileşenlerini henüz tam olarak analiz etmediklerini, bunların donmuş saf su olduğunu düşündüklerini belirtti. Uzmanlara göre, kutup altındaki buzullar, Mars'ta bugüne kadar bulunan en büyük rezervi oluşturuyor.&lt;br /&gt;Dünyada buzul katmanları ve buzulların iç kesimlerinin incelenmesinde kullanılan olağan yöntemlere Mars´ta da başvurduklarını kaydeden uzmanlar, "Marsis" adını verdikleri radarla Mars toprağının 3,7 kilometre derinliklerine inebildiklerini bildirdi. Astrofizikçilere göre, bu buzulların tamamen erimesi halinde bütün gezegen 11 metre yüksekliğinde suyla kaplanabilecek.&lt;br /&gt;"Mars Ekspresi", 2005 kasımında da Mars'ın kuzey kutbunda yeraltı buzulları bulunduğunu belirlemişti. "Mars Ekspresi"nin verilerini değerlendiren başka bir ekip de yaklaşık 4 milyar yıl önce gezegenin oluşmasından sonra Mars'ta bol miktarda su bulunduğunu göstermişti. Bilim adamlarının çoğu, artık Mars'ın eskiden belli bir dönemde çok nemli bir ortama sahip olduğuna inanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; E-Kolay&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Siyah üzüm kanserden koruyor&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Haberin Tarihi: 27.03.2007 Okunma Sayısı: 130&lt;br /&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/uzum1637_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İskoçya'nın Glasgow Üniversitesi'nce yapılan araştırmada, piyasadaki meyve sularının içerdiği antioksidan miktarı ölçüldü. Hücrelere zarar vererek, yaşlanmadan kansere kadar birçok sağlık sorununa yol açan serbest radikalleri etkisiz bırakan antioksidanlar açısından en zengin meyve suyunun siyah üzüm suyu olduğu ortaya çıktı.&lt;br /&gt;Elma, nar ve yabanmersini sularının da bol miktarda antioksidan içerdiği belirlendi. Uzmanlar, vücudun ihtiyaç duyduğu antioksidanları alabilmek için günde 5 porsiyon meyve-sebze yenmesi gerektiğini hatırlatarak, antioksidan açısından zengin bir bardak meyve suyunun bir porsiyon meyve yerine geçebileceğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Milliyet &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İletişimde devrim getirecek keşif&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 26.03.2007 Okunma Sayısı: 374&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/22122006131034_9_441615int.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Japonlar, TV seyircisinin ekran karşısında duyduğu heyecanı ölçebilen bir yöntem geliştirdi. Japon iletişim devlerinden birinin geliştirdiği sistem, TV yayını ya da reklamının veya bir internet sitesinin uyandırdığı heyecanı, ekran karşısındaki göz hareketlerini analiz ederek ölçüyor. Bir şirket yetkilisi, dünyada ilk kez geliştirilen sistemin, göz hareketlerini davranışsal ve psikolojik bakımdan tahlil ederek, "TV seyircisi ya da tüketicinin ekrandaki görüntüye gösterdiği gerçek ilgiyi ölçebildiğini" söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük bir kamera kullanan sistem; göz kapağı hareketleri ve gözdeki kırpıştırmalar gibi parametreleri kullanarak sonuca varıyor.&lt;br /&gt;Şirket, reklamcılara, TV yapımcılarına, tasarımcılara veya web sitesi hazırlayanlara, ürünlerinin güçlü ve zayıf taraflarını bilimsel olarak belirleme imkanı verecek kapsamlı hizmet sunacağını da bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Globaladres.net&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-8456913551288088753?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/8456913551288088753/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/03/evi-robot-koruyacak-haberin-tarihi-19.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/8456913551288088753'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/8456913551288088753'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/03/evi-robot-koruyacak-haberin-tarihi-19.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-8851913335130953541</id><published>2007-03-14T21:51:00.000+02:00</published><updated>2007-03-14T23:11:07.514+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/yotube051206_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Youtube'ın başı dertte&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Haberin Tarihi: 14.03.2007 Okunma Sayısı: 79 &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Amerikan medya devi Viacom, videolarını izinsiz kullandığı için Google ve YouTube'a 1 milyar dolarlık dava açtı.&lt;br /&gt;Şirket "Telif haklarının kasıtlı olarak birçok kez" ihlal edildiğini belirterek dava açtı. Viacom, yaptığı araştırmada kensine ait 160 bin video klibinin YouTube'un sitesinde 1,5 milyar kez görüntülendiğini tespit etti.&lt;br /&gt;Geçen yıl Google'ın 1.6 milyar dolara satın aldığı YouTube değerinin yarısından fazla miktarda tazminatla karşı karşıya kaldı. ABD hukuk çevreleri, Viacom'un davayı kazanması durumunda benzer davalar açmak için sıra bekleyen onlarca şirket olduğu görüşünde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HABERİ İLK BORSA ALDI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Viacom'un dava açacağını açıklamasının ardından Nasdaq'daki hisselerin değeri 3.96 dolarak değer kaybederek 450.79'a indi. Viacom'un New York Borsası'ndaki hisseleri 25 cent değer kazanarak 39.82'ye yükseldi. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;VIACOM MEDYA DEVİ&lt;br /&gt;Viacom’un YouTube’a rakip bir video paylaşım sitesi kuracağı da konuşulanlar arasında. Viacom bünyesinde MTV Networks (MTV, VH1, Nickelodeon, Nick at Nite, Comedy Central, CMT: Country Music Television, Spike TV, TV Land vs.), BET, Paramount Pictures, Paramount Home Entertainment and Famous Music bulunuyor. CBS şirketine dahil olan yayın grubunda ise CBS Television Network, UPN, Infinity Broadcasting, Viacom Outdoor, Viacom Television Stations Group, Paramount Television, King World, Simon&amp;Schuster, Showtime ve Paramount Parks bulunuyor. Viacom'un ana şirketi olan National Amusements Inc. ABD, İngiltere ve Güney Afrika'da yaklaşık bin 400 sinema salonu işletiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; BBC&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Cep telefonu sır tutamıyor&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Haberin Tarihi: 13.03.2007 Okunma Sayısı: 91 &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.globaladres.net/imajlar/cep-konus.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Size özel tüm bilgiler cep telefonlarınızın içinde saklı ve o bilgileri silmek sanıldığından daha zor.&lt;br /&gt;İkinci el telefon satıcıların en çok kullandığı metodlardan biri de telefonları satmadan önce sıfırlayarak size özel bilgilerin yayılmasını önlemek.&lt;br /&gt;Fakat bu teknolojik bilgiler, internette gayet ucuza bulunabilen bilgisayar yazılımlarıyla tekrar ele geçirilebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'de 'Trust Digital' adlı bir şirket sattığı telefon güvenlik malzemelerini test etmek için yaptığı araştırmada, telefondaki komutları izleyerek silinen bilgilerin tekrar elde edilebileceğini ortaya çıkardı. &lt;br /&gt;Uzmanlar, tüketiciler arasında eski telefon satışının yaygın olduğunu ve telefonların modelini yükseltmek için tüketicilerin bu işlemi yaklaşık her 18 ayda bir yaptıklarını belirtiyor.&lt;br /&gt;En çok tercih edilenler de tehlikede&lt;br /&gt;'Trust Digital'in araştırmasında kullandığı 10 telefonun en çok tercih edilen modeller olduğu ve tüm modellerde bilgilerin, dijital fotoğraf makinesi ve müzik çalarlarda da bulunan, 'flash' hafıza çiplerinde saklandığı belirtildi.&lt;br /&gt;Ucuz ve dayanıklı olduğu vurgulanan çiplerden, bilgilerin bir daha ulaşılamayacak şekilde silinmesi ise zaman alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Treo' model telefonların üreticisi olan Palm Inc., internet sitesine koyduğu 'zero out reset' yöntemiyle telefonlarındaki bilgilerin tekrar elde edilemeyecek şekilde silinmesini sağlıyor.&lt;br /&gt;Şirketin 'zero out reset' yöntemini uygulamak için kapama tuşuyla beraber aynı anda üç tuşa daha basılması gerekiyor. Bu yöntem için bir kişinin daha yardımına ihtiyaç duyulduğunu belirten şirket yönetcileri, bunun bilerek kazayla oluşabilecek silmeleri önlemek için yapıldığını açıkladı.&lt;br /&gt;'Trust Digital' teknoloji uzmanı Norm Laudermilch da hırsızlar ve hackerlar için gerekli aletlerin her yerde olduğunu ve bilgileri geri getirmek için profesör olmaya gerek olmadığını söyledi.&lt;br /&gt;Bazı kullanıcılar endişeli&lt;br /&gt;Bugüne kadar kollektif bir ajanlık veya hırsızlık olayıyla karşılaşmadıklarını belirten Trust Digital yetkilileri, tüketicileri uyarırken, ele geçirdikleri kişisel bilgileri de şirketin iletişim ağına bağlı olmayan bir bilgisayarda saklı tutma niyetinde olduklarını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Globaladres.net&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İnternet bağımlısı mısınız?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Haberin Tarihi: 13.03.2007 Okunma Sayısı: 84 &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/porno2027_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Gelişen teknolojiyle internet bir ihtiyaç haline dönüştü. Ancak getirdiği kolaylıklar kadar hayatı zorlaştıran yanları da var. Mesela sosyal hayattan kopmak, internete bağımlı olmak, onsuz yapamamak gibi. Bu bağımlılık bazen öyle bir boyuta geliyor ki kişi, ailesinden, eşinden çocuklarından ya da arkadaş çevresinden kopup sanal bir yalnızlık hali içine giriyor. Tabi yanında getirdiği depresyon yalnızlık hissi de cabası...&lt;br /&gt;Çocuklarımızın eğitiminde de internet önemli bir yer tutuyor. Ancak onlar yetişkinlerden daha korumasız. İnternet, bağımlılık haline geldiği zaman yavrularımızın ruh sağlıklarını bozacak bir etkiye de neden olabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternet bağımlısı olduklarını nasıl anlayabiliriz? İşte küçük ipuçları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Çocuğunuz her gün internete bağlanıyor, bağlıyken zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmıyor, sorulduğunda inkar ediyor ya da yalan söylüyorsa internet bağımlısıdır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Herkese mail adresi, ICQ numarası, sohbet odası adları vermek veya dağıtmaya çalışmak, internet dışı uğraşlarda ilginin kaybolması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bilgisayardan uzak kalındığında sinirlilik hallerinin gözlenmesi, e-postalara bakmak için aşırı istek duymak, sosyal faaliyetlerde azalma, dostları tarafından anlaşılmama duygusu, spor faaliyetlerinden uzaklaşma ve kondisyon kaybı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Globaladres.net&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Zamanda yolculuk yapmak hayal&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Haberin Tarihi: 13.03.2007 Okunma Sayısı: 95&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/timemachine_137.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Bilim insanları şimdi, büyük bir hayal ürünü olan zamanda yolculuğun mümkün olmadığını söylüyor. Kuramcıların bir kişinin nasıl geçmişe dönebileceğini öne süren birkaç senaryosu bulunduğunu belirten "The Elegant Universe" adlı kitabın yazarı ve Columbia üniversitesinden fizikçi Brian Greene, fizik kurallarının bittiği yerde buna yeniden bakmak gerektiğini ifade etti.&lt;br /&gt;Fizikte 'zaman', uzunluk, genişlik ve yükseklik gibi bir boyut olarak tanımlanıyor. Evinizden bakkala giderken uzayda uzunluk, genişlik ve yükseklik gibi tüm uzaysal boyutlarda hareket ediyorsunuz. Ancak dördüncü boyut zaman içinde de ilerliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"One Universe: At Home In The Cosmos" kitabının yazarlarından astrofizikçi Charles Liu da, alan ve zamanın, mekan-zaman denilen bir tür dört boyutlu düzende birlikte olduğunu belirtiyor. Mekan-zamanı Liu dört boyutlu bir spandeksin bir parçası olarak tanımlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liu şunları söylüyor: 'Kütlesi olan bir şey, sen, ben, bir nesne, bir gezegen ya da bir yıldız, bu dört boyutlu spandeks parçası içinde oturuyor. Bu da bir çukur yaratıyor. Bu çukur, bu kütleyi ağırlamak amacıyla bükülen mekan-zamanının bir tezahürünü oluşturuyor.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mekan-zamanın bükülmesi, nesnelerin eğri bir yolda hareket etmesine neden oluyor ve buna yer çekimi deniyor. Matematiksel olarak bir kişi üç boyutta geriye ya da ileriye gidebiliyor. Ancak zaman bu çok yönlü özgürlüğü paylaşamıyor. Zamanda yolculuk için var olan önerilerden en gelişmiş yaklaşım 'solucan deliği': Mekan-zamanın iki bölgesini birleştiren bir kuramsal tünel...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birleşen bu bölgeler, tamamen farklı iki evren ya da bir evrenin iki parçası olabiliyor. Madde, bu tünelin iki girişinden herhangi birinden, diğer taraftaki hedefe ulaşmak için yolculuk edebiliyor. "Matematiksel olarak bir şeyin geçmişe yolculuk edebileceğini söyleyebilirsiniz" diyen Liu, "Ancak senin ve benim zamanda geriye gitmemiz mümkün değil" sözleriyle zamanda yolculuk yapılamayacağını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; İnternet Haber&lt;/p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İnsandan fareye kök hücre nakli&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 13.03.2007 Okunma Sayısı: 75&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/koknakli1337_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt; İki insan embriyosundan alınan kök hücreler, beyinde zarar görmüş nöronların görevini üstlenerek, faredeki ölümcül beyin ve sinir hastalıklarını iyileştirdi. Bilim insanları Nature Medicine dergisinde yayımlanan çalışmayla, ilk kez insandan alınan kök hücresinin hayvandaki bir hastalığı iyileştirdiğini açıkladı. Araştırmayı yürüten ekibin başkanı, Kaliforniya'daki Burnham Tıbbi Araştırma Enstitüsü'nden Dr. Evan Snyder, metotlarını ölümcül ve tedavisi bulunmayan sandhoff hastalığı taşıyan çocuklarda kullanmayı umuyor. Ekip yöntemle, parkinson, alzheimer, amyotrophic lateral sclerosis (ALS) gibi hastalıklara yeni tedavi yöntemleri geliştirebileceklerini söylüyor.&lt;br /&gt;İnsan hücresi fareye...&lt;br /&gt;Oxford Üniversitesi ve Yonsei Üniversitesi'nden bilim insanlarının oluşturduğu ekip yayımladıkları raporda, "Bu hastalığı taşıyan çocuklarda ciddi zihinsel gerilik ve motor sinirleri bozukluğu görülüyor. Küçük çocuklarda ölüme rastlanabiliyor" dedi. Hastalık, beyin hücrelerini öldüren iltihaplanmayla ortaya çıkıyor. Araştırma için, sandhoff hastası fareler kullanıldı. Dr. Snyder ve ekibi, birkaç günlük embriyondan alınan kök hücrelerini ve cenine ait kök hücrelerini kullandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Radikal&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-8851913335130953541?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/8851913335130953541/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/03/youtuben-ba-byk-dertte-haberin-tarihi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/8851913335130953541'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/8851913335130953541'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/03/youtuben-ba-byk-dertte-haberin-tarihi.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-4914899695747936552</id><published>2007-03-12T12:28:00.000+02:00</published><updated>2007-03-12T13:54:03.431+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;20 yıl sonra milyonlar susuz kalacak&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 12.03.2007 Okunma Sayısı: 102 &lt;a href="arkadasimagonder.asp?id=7366"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/susuzluk1137_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli tarafından hazırlanan taslak rapora göre, küresel ısınma nedeniyle 20 yıl içerisinde yüzmilyonlarca kişi susuz kalacak. Çeşitli ülkelerden bini aşkın bilim adamının hazırladığı ve gelecek ay Brüksel'de yapılacak toplantı öncesinde hükümetlerin bilgisine sunulacak olan taslak rapora göre ısının ve deniz seviyelerinin yükselmesinden ötürü kıyılarda oluşacak seller nedeniyle dünyada her yıl onmilyonlarca kişi evlerini terk etmek zorunda kalacak.&lt;br /&gt;Taslağa göre susuzluk 20 yıl sonra özellikle Afrika ve Latin Amerika'da yüzmilyonlarca kişiyi etkileyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2050 yılından itibaren ise Afrika'da 1 milyar kişinin susuz kalacağı tahmin ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2080'de ise susuzluğun etkileyebileceği kişi sayısının 1.1 ile 3.2 milyar arasında olacağı tahmin ediliyor.&lt;br /&gt;Taslağa göre, küresel ısınmasının etkilerinden ötürü 2080'de 200 ila 600 milyon kişinin açlık çekeceği, yine 2080'li yıllarda sellerin her yıl 100 milyon kişiyi etkileyeceği hesaplanıyor. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;BM İKLİM RAPORU'NDAN...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;2 Şubat'ta açıklanan BM iklim raporunda, küresel ısınmanın son 50 yılda yüzde 90 oranında insan eliyle yaratıldığı ve asırlarca süreceği belirtildi.&lt;br /&gt;Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen iklim değişikliği panelinde, Hükümetler Arası İklim Değişikliği Uzmanlar Grubu tarafından 21 sayfalık bir rapor yayımlandı.&lt;br /&gt;Grup Başkanı Rajendra Pachauri, raporu "daha önceki araştırmaların birkaç adım ötesine giden çok etkileyici bir belge" olarak nitelendirdi.&lt;br /&gt;Grup en son 2001 yılında yayımladığı raporda "Sera gazları küresel ısınmaya yol açan faktörlerden biri olabilir" demişti.&lt;br /&gt;Aradan 6 yıl geçti, bilimadamları bu kez, "20'nci yüzyılın ikinci yarısındaki sıcaklık artışı yüzde 90 insanların eseri" diyor ve yaklaşan felakete dair olgular sıralanıyor.&lt;br /&gt;Raporda, insan eliyle sera gazlarının salımının neden olduğu bugünkü sorunlar, şöyle sıralandı: Daha az soğuk günler, daha sıcak geceler, öldüren sıcak hava dalgaları, seller ve yoğun yağışlar, yıkıcı kuraklıklar ve kasırga ile tropikal fırtına gücünde artış (Özellikle Atlas Okyanusu'nda).&lt;br /&gt;Raporda ayrıca, ''Eğer şimdi bunun kötü olduğunu düşünüyorsanız, 21'inci yüzyıl boyunca zararlı etkileri, 20'nci yüzyıl sırasındaki etkilerinden daha büyük olacak'' denildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;RAPORDAN ÇARPICI TESPİTLER &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;2100'e kadar sıcaklık 1.8 ile 4 derece artacak. Bu binlerce yıldır iklimde meydana gelen en dramatik değişiklik&lt;br /&gt;Uzun süreli ve yoğun sıcak hava dalgalarıyla daha sık karşılaşacağız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygarlaşma ne kadar yavaşlarsa yavaşlasın ya da sera gazlarının salımı ne kadar azalırsa azalsın, küresel ısınma ve deniz seviyesinin yükselmesi asırlarca sürecek. Okyanuslardaki su seviyesi 18 ile 59 santimetre yükselecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha şiddetli fırtınalar görülecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıcaklık dalgaları daha sık yaşanacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kutup buzulları eriyecek. 2100 yılı yazında artık Antartika olmayabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bangladeş'ten Hollanda'ya pek çok kıyı ülkesi sular altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Milliyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Youtube karşıtı kampanya&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 12.03.2007 Okunma Sayısı: 78 &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/yotube051206_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Bilişim Sivil Toplum Kuruluşları Platformu,internete erişim konusunda kısıtlamalara karşı iş birliği amacıyla halka açık kampanya başlattı. Bilişim Sivil Toplum Kuruluşları Platformu'ndan yapılan yazılı açıklamada, son olarak ''youtube'' sitesine erişim yasağı konulmasının kitap,gazete ve dergi toplatmaya eş değer bir karar olduğu savunuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu siteye erişim yasağı konularak Türk halkının cezalandırıldığının öne sürüldüğü açıklamada,şöyle denildi:''Öfkelendiğimiz bir video nedeniyle Youtube'u erişime kapatmak,zararlı bulduğumuz bir kitap nedeniyle, milyonlarca kitaplı büyük bir kütüphaneyi kapatmaya benzemektedir. Youtube'u erişime kapatarak,binlerce kültür ve eğitim ürününü, yurttaşlarımızın Youtube'a katkı vererek iş yapmasını,kendini geliştirmesini ve Youtube üzerinden ülkemizi tanıtım çabalarının sürmesini engelliyoruz. Youtube'a erişimi yasaklamak yerine,Ata'mıza saldıran videoyu,Google Türkiye veya elçilikle temasa geçip kaldırmak mümkündü.Yasakçı reflekslerden kurtulmalı,diyalog,iş birliği ve yönetişim ile çözüm bulma&lt;br /&gt;alışkanlığı edinmeliyiz.&lt;br /&gt;Biz sivil toplum kuruluşları olarak İnternete sahip çıkıyoruz.Yapılmaya&lt;br /&gt;çalışılan düzenlemelerin esas olarak sansürcü,birey ve demokrasi karşıtı&lt;br /&gt;olduğunu düşünüyoruz.Bu düzenlemelerin bu haliyle,sıradan vatandaşa, internet sektörüne ve Türkiye'ye zarar vereceğini düşünüyoruz.''&lt;br /&gt;Herkesin ''internete sahip çıkması'' amacıyla kampanya başlatıldığının ifade&lt;br /&gt;edildiği açıklamada, &lt;a href="http://bt-stk.org.tr" target="_blank"&gt;http://bt-stk.org.tr&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://internetim.kampanya.org.tr" target="_blank"&gt;http://internetim.kampanya.org.tr&lt;/a&gt; internet adreslerinden kampanyaya&lt;br /&gt;ulaşılabileceği söylendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Globaladres.net&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Koku, hafızayı güçlendiriyor&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 12.03.2007 Okunma Sayısı: 55 &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/koku1037_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Almanya’daki Lübeck Üniversitesi bilim adamlarından Jan Born ve ekibi, uykunun hafızaya nasıl etki ettiğini bulmak için, deneklere bilgisayardan çift objeler ve kartlar gösterdiler. Denekler sonra iki gruba ayrıldı ve birinci grup gül kokusu, ikinci grup ise hiçbir şey koklatılmadan uyutuldu. Deneklere uyku sırasında da koku koklatan uzmanlar, uyku sırasında beynin verdiği reaksiyonları MRI cihazıyla ölçtüler. Deneye katılanların yüzde 97.2’si, bir gün sonra uyumadan önce kendilerine gösterilen kartların yerlerini hatırladılar. Gül kokusunu koklamadan uyuyanlarda ise bu oran yüzde 86’da kaldı. MRI taramalarında da uyku sırasında koku koklatılan deneklerin beyinlerinin hippocampus bölümünde aktivite tespit edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; NTVMSNBC&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;TürkHacker'lar Yunan sitelerini dize getirdi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Haberin Tarihi: 12.03.2007 Okunma Sayısı: 90&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/ataturkyeniceri1037_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Atatürk’e hakaretleri içeren bir video görüntüsünün Yunan bir kullanıcı tarafından YouTube’a yüklenmesiyle alevlenen Türk-Yunan sanal savaşı diğer sitelere sıçradı. Bir Türk hacker grubu 100’e yakın Yunan sitesine saldırdı. Kendilerini “1923 Türk Grup” olarak adlandıran bir sanal korsan grubu, 100’e yakın Yunan sitesine saldırarak, YouTube’a konulan videoyu protesto etti. Sitenin ana sayfasına, Atatürk’ün Yeniçeri kıyafetiyle bir fotoğrafını ve dürbününde Yunan bayrağı olan bir keskin nişancı fotoğrafı koyan grup, ele geçirdikleri sitelerin ana sayfalarına da İngilizce olarak, “YouTube’da bir şey gördük ve dünyanın en büyük lideri olan Mustafa Kemal Atatürk’ü öğrenmeniz gerektiğine karar verdik. Her hata bir derstir ve derslerle hatalar asla bitmez. Asla unutma. Bir Türk dünyaya bedeldir” notunu düştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siteye ayrıca Türkçe olarak da “20 Temmuz 1974 ve 9 Eylül 1922 tarihinde yaşadıklarınızın kinini, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ten çıkarmak istemeniz pek aşikardir... Bu sizin kanınızda mevcuttur, bu nedenle sizin elinizden gelen de bu kadardır, ama unutmayın ki bu millet sizin kadar ş... değil, Türk milleti hiç bir devletin liderine ş... yapmaz. Bundan sonra Türk milletine yapacağınız her hangi bir saygısızlık sonucu 1923 Türk Grup olarak Azrailiniz olmaya devam edeceğiz. Atamıza yapmış olduğunuz bu saygısızlıktan dolayı sisteminize el konulmuştur” ifadeleri yazıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Hürriyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kök hücreden kalp üretildi&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Haberin Tarihi: 12.03.2007 Okunma Sayısı: 78&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/kalp1137_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;İsrailli bilim adamları, kök hücrelerden gerçek bir kalbin tüm özelliklerini taşıyan minyatür bir kalp üretti. Uzmanlar, gelecekte bu buluş sayesinde, kalp nakli için hastaya uygun organ bağışı beklenmesine gerek kalmayacağını belirtti. Kan damarlarına sahip ve gerçek bir kalp gibi atabilen minyatür kalp dokusunun üretilmesinin, gelecekte, kalp krizi geçiren ve kalbi zarar gören binlerce hastanın tedavisinde kullanılabileceği ileri sürüldü. İsrail Teknoloji Enstitüsü bilim adamlarınca gerçekleştirilen ve dünyada birçok otoritenin kalp hastalıklarının tedavisi için "büyük bir atılım" olarak tanımladığı araştırmada, biyoteliyal ve fibroblast kalp hücreleri, bakterilerin gelişimini engelleyen özel bir sünger üzerine yerleştirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BU hücrelerin birkaç haftada büyüyerek küçük bir kalp dokusu oluşturduğunu söyleyen uzmanlar, elde edilen dokunun, kalbin yaşayabilmesi için gerekli tüm kan damarlarına sahip olduğunu kaydetti. Bu dokunun kalbe enjekte edilmesiyle de, kalp krizi sonucu kalbi hasar gören hastaların tedavi edilebileceğini belirten uzmanlar, ileride daha büyük kalp dokusu geliştirilebilmesi durumunda kalp nakli için hastaya uygun organ bağışı beklenmesine gerek kalmayacağını ileri sürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Milliyet&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-4914899695747936552?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/4914899695747936552/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/03/20-yl-sonra-milyonlar-susuz-kalacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/4914899695747936552'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/4914899695747936552'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/03/20-yl-sonra-milyonlar-susuz-kalacak.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-3748822581579568824</id><published>2007-03-11T12:42:00.000+02:00</published><updated>2007-03-12T13:49:27.016+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kök'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;TürkHacker'lar Yunan sitelerini dize getirdi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Haberin Tarihi: 11.03.2007 Okunma Sayısı: 90&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/ataturkyeniceri1037_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Atatürk’e hakaretleri içeren bir video görüntüsünün Yunan bir kullanıcı tarafından YouTube’a yüklenmesiyle alevlenen Türk-Yunan sanal savaşı diğer sitelere sıçradı. Bir Türk hacker grubu 100’e yakın Yunan sitesine saldırdı. Kendilerini “1923 Türk Grup” olarak adlandıran bir sanal korsan grubu, 100’e yakın Yunan sitesine saldırarak, YouTube’a konulan videoyu protesto etti. Sitenin ana sayfasına, Atatürk’ün Yeniçeri kıyafetiyle bir fotoğrafını ve dürbününde Yunan bayrağı olan bir keskin nişancı fotoğrafı koyan grup, ele geçirdikleri sitelerin ana sayfalarına da İngilizce olarak, “YouTube’da bir şey gördük ve dünyanın en büyük lideri olan Mustafa Kemal Atatürk’ü öğrenmeniz gerektiğine karar verdik. Her hata bir derstir ve derslerle hatalar asla bitmez. Asla unutma. Bir Türk dünyaya bedeldir” notunu düştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siteye ayrıca Türkçe olarak da “20 Temmuz 1974 ve 9 Eylül 1922 tarihinde yaşadıklarınızın kinini, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ten çıkarmak istemeniz pek aşikardir... Bu sizin kanınızda mevcuttur, bu nedenle sizin elinizden gelen de bu kadardır, ama unutmayın ki bu millet sizin kadar ş... değil, Türk milleti hiç bir devletin liderine ş... yapmaz. Bundan sonra Türk milletine yapacağınız her hangi bir saygısızlık sonucu 1923 Türk Grup olarak Azrailiniz olmaya devam edeceğiz. Atamıza yapmış olduğunuz bu saygısızlıktan dolayı sisteminize el konulmuştur” ifadeleri yazıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Hürriyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İnternete sansür uygulayan ülkeler&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 11.03.2007 Okunma Sayısı: 47 &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/yasak1717_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt; Reporters Without Borders (Sınır Tanımayan Gazeteciler) ve Open Net Initiative (Açık Net İnsiyatifi) tarafından yapılan tespitlere göre, bazı ülkeler interette aşırı sansür uyguluyor. Çoğunlukla siyasi içerikli sitelere kısıtlama getiren Çin, Vietnam, İran, Küba ve Suudi Arabistan gibi ülkeler, karara uymayan internet kullanıcılarına da hapis cezası verebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;ÇİN HALK CUMHURİYETİ&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin şimdiye kadar Tibet ve Taiwan’ın bağımsızlığı, polis şiddeti, 1989 Tiananmen Meydanı protestoları, ifade özgürlüğü, demokrasi, pornografi, BBC’nin bazı uluslararası yayınları, Falun Gong gibi dini hareketler, bloglar ve internet ansiklopedisi Wikipedia’yı sansürledi. Çin’de internet sansürünü ihlal ettiği için hapis cezasına çarptırılan 52’ye yakın kişi olduğu biliniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;VİETNAM&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Ülkedeki internet ağlarından; Vietnam’ı eleştiren sitelere, sürgün partilerine ve uluslararası insan hakları kuruluşlarına ulaşmak yasak. Internet cafeler gözetim altında tutularak, internette ifade özgürlüğünü savunanlar da hapis cezasına çarptırılıyor. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;b&gt;İRAN&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;İran’da sansür uygulamaları devlete yönelik eleştiriler, gay ve lezbiyen siteleri, kadın hakları siteleri ve bloglar içeren servis sağlayıcılarına yönelik. Birçok İranlı bloglarının içerikleri yüzünden hapis cezasına çarptırıldı. İran son olarak YouTube’a girişi sınırladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;ÖZBEKİSTAN&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Ülkede İslami hareket, bağımsız medya, sivil toplum örgütleri ve insan hakları ihlalleriyle ilgili siteler sansürleniyor. Birçok internet cafe, kapılarına kullanıcılarının siyasi eleştiri ve pornografi içeren sitelere girdiklerinin tespit edilmesi halinde para cezasına çarptırılacaklarını belirten uyarılar asıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;TUNUS&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Tunus pornografi, e-posta, arama motoru, elektronik formatlı dosyalar ve çeviri servisleri veren siteleri sansür uygulamasına tabi tutarken; kullanıcıların FTP olarak bilinen dosya transfer protokollerine sınırlama getiriyor. İçlerinde demokrasi savunucusu avukat Muhammed Abbou’nun da bulunduğu birçok internet kullanıcısı çeşitli cezalara çarptırılmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;KÜBA&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Kişi başına düşen bilgisayar sayısının en düşük olduğu Latin Amerika ülkesi Küba’da, devlet internet sitelerini denetliyor. Kullanıcılar devlet tarafından kontrol edilen ‘giriş noktaları’nı kullanarak internete girebiliyor. Devlet, IP numarasına göre kullanıcıların bağlantısını engelleyebilirken, arama motorlarına girilen sözcüklerden ‘zararlı içerik’ takibi yapabiliyor. Küba yönetimi, internete girişin ABD ambargosu ve yüksek maliyetlerden ötürü düşük olduğunu söylese de, ülke otoriter bir yapıya sahip olduğu gerekçesiyle eleştiri oklarının hedefi oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;BREZİLYA&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Yasal Danışman Lincon Antonio Andrade Moura, ünlü Brezilyalı manken Daniela Cicarelli’nin YouTube’de yayınlanan müstehcen videosu sebebiyle siteye girişi sansürleme kararı çıkarmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;SUUDİ ARABİSTAN&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;King Abdülaziz Bilim ve Teknoloji Şehri adlı bir çiftlikten ülke çapındaki bütün internet kullanımını denetleyen Suudi Arabistan, ‘ahlaksız’ olduğuna kanaat getirilen sitelerle siyasi içerikli eleştirel siteleri sansürlüyor.&lt;br /&gt;Kullanıcılardan elektronik bir form doldurarak porno sitelerinin rapor edilmesini isteyen S. Arabistan, Open Net Initiative tarafından 2004 yılında “en agresif sansür uygulayan ülke” olarak belirlenmişti.&lt;br /&gt;Bu ülkeler dışında Suriye, Myanmar, Maldiv Adaları ve Kuzey Kore de siyasi içerikli internet sitelerine sansür uyguluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; İnternet Haber&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Wikipedia’da sahte öğretim üyesi&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 11.03.2007 Okunma Sayısı: 52&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/22122006131034_9_441615int.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;İnternetin açık ansiklopedisi Wikipedia’da sahte doktora ile kendisini öğretim üyesi olarak tanıtan bir üniversite öğrencisi, sitenin güvenilirliğine bir kez daha darbe vurdu. Açık kaynaklı web sitesinde “Essjay” lakabıyla tanınan ve kendisini özel bir üniversitede din profesörü olarak tanıtan editörün, Ryan Jordan isimli 24 yaşında Kentucky’li bir üniversite öğrencisi olduğu ve “Aptallar için Katolisizm” gibi kitaplardan elde ettiği bilgilerle sitede makaleler yazdığı ortaya çıktı. Tüm dünyadan gönüllülerin yazdığı, açık kaynak kodlu Wikipedia, gerçeğin ortaya çıkması üzerine kendisini öğretim üyesi gibi tanıtan sahtekar genci siteden çıkardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanıcı profilinde, lisans ve yüksek lisans dersleri verdiği ve geçen temmuzda New Yorker dergisinin kendisiyle yaptığı söyleşide, imtiyazlı bir din profesörü olarak tanıttığı yazılı bulunuyordu.&lt;br /&gt;İnternette muhalefet ettiği görüşlerin sahiplerinin kişisel öç alma girişimlerinden korktuğu için kimliğini sakladığını söyleyen sahtekar öğrencinin foyası, New Yorker dergisi böyle bir söyleşinin yapılmadığını açıklayınca ortaya çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanıcıların içeriğinde değişiklik yapabildikleri açık kaynak kodlu Wikipedia’da yer alan bilgilerin doğruluğu ve güncelliği uzun süredir sorgulanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;WİKİPEDİA’DA “BUBİ TUZAĞI”&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan, bilgisayar korsanları, Wikipedia’yı PC kullanıcılarının bilgilerini ele geçirmek için kullandıkları ortaya çıktı.&lt;br /&gt;Hackerlar, Alman Wikipedia’sına bir “bubi tuzağı” kurarak, eski bir Windows solucanı programının ortadan kaldırılması için sahte yama olanağı sunan bir web sayfası hazırladılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bilgisayar korsanları, web sitesine, solucan programının yok edilmesi yerine, kullanıcıların bilgisayarına yeni Windows virüsü bulaştıran bir program kurdular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wikipedia’nın Alman versiyonunda varlığı fark edilen bu tuzak derhal kaldırıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Reuters&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kök hücreden kalp üretildi&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Haberin Tarihi: 11.03.2007 Okunma Sayısı: 78&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/kalp1137_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;İsrailli bilim adamları, kök hücrelerden gerçek bir kalbin tüm özelliklerini taşıyan minyatür bir kalp üretti. Uzmanlar, gelecekte bu buluş sayesinde, kalp nakli için hastaya uygun organ bağışı beklenmesine gerek kalmayacağını belirtti. Kan damarlarına sahip ve gerçek bir kalp gibi atabilen minyatür kalp dokusunun üretilmesinin, gelecekte, kalp krizi geçiren ve kalbi zarar gören binlerce hastanın tedavisinde kullanılabileceği ileri sürüldü. İsrail Teknoloji Enstitüsü bilim adamlarınca gerçekleştirilen ve dünyada birçok otoritenin kalp hastalıklarının tedavisi için "büyük bir atılım" olarak tanımladığı araştırmada, biyoteliyal ve fibroblast kalp hücreleri, bakterilerin gelişimini engelleyen özel bir sünger üzerine yerleştirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BU hücrelerin birkaç haftada büyüyerek küçük bir kalp dokusu oluşturduğunu söyleyen uzmanlar, elde edilen dokunun, kalbin yaşayabilmesi için gerekli tüm kan damarlarına sahip olduğunu kaydetti. Bu dokunun kalbe enjekte edilmesiyle de, kalp krizi sonucu kalbi hasar gören hastaların tedavi edilebileceğini belirten uzmanlar, ileride daha büyük kalp dokusu geliştirilebilmesi durumunda kalp nakli için hastaya uygun organ bağışı beklenmesine gerek kalmayacağını ileri sürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Milliyet&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Youtube'dan zeytin dalı&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Haberin Tarihi: 11.03.2007 Okunma Sayısı: 49 &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/yotube051206_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;YouTube, bundan sonra Türkiye'deki resmi mercilerle yayınlanacak görüntülerle ilgili birlikte hareket etmeye hazır olduklarını bildirdi. YouTube'den yasağın kaldırılmasına ilişkin yapılan açıklamada, sitenin yeniden erişime açılmasından büyük mutluluk duydukları kaydedildi. Açıklamada, ''İçerik politikamız ile uyuşmayan videoları YouTube'den kaldırmaya devam edeceğiz. Türkiye'deki resmi merciler ile de bundan böyle yayınlanacak görüntüler ile ilgili herhangi bir endişeleri olması durumunda birlikte hareket etmeye hazırız'' denildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; İnternet Haber&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-3748822581579568824?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/3748822581579568824/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/03/trkhackerlar-yunan-sitelerini-dize.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/3748822581579568824'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/3748822581579568824'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/03/trkhackerlar-yunan-sitelerini-dize.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-1672500679171581350</id><published>2007-03-10T13:23:00.000+02:00</published><updated>2007-03-10T14:39:36.147+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Atlas okyanusunda şaşırtan kara delik&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 10.03.2007 Okunma Sayısı: 58&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/okyanus290806_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt; Bilim adamları, Atlas okyanusunun ortasında keşfedilen tuhaf 'kara deliği' incelemeye başladı. İngiliz araştırmacılar, 'kara deliğin', arzın merkezinin oluşumu ve bileşenleri hakkında kıymetli bilgiler sağlayacağını düşünüyor. İngiltere Okyanus bilimi Merkezinden jeologlar ve okyanus bilimcileri, araştırmalarına başlamadan önce açıklama yaparak, yer kabuğunda devasa bir krater olarak tanımladıkları 'deliğin' çapının, 3 bin ila 4 bin metre olduğunu belirtti.&lt;br /&gt;'Arz yüzeyinde açılmış yara'&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Uzmanlar, 4 bin 900 metre derinlikte, iki tektonik tabaka arasındaki hareketlerle oluşmuş çukuru 'arz yüzeyinde açılmış yara' olarak tanımlıyor.&lt;br /&gt;Bu devasa çukur, bilim adamlarını da şaşırttı. Zira, bu tür çukurlar genellikle volkanik magmayla doludur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere'deki Durham üniversitesinden Profesör Roger Searle başkanlığındaki 12 kişilik ekibin okyanus ortasında teknedeki çalışması altı hafta sürecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışmalarda, yüksek çözünürlükle kamerayla donatılmış özel bir robot kullanılacak. Bölgeyi arşınlayacak olan robot, çukurdan numune toplayacak. Araştırma sonuçlarının yayınlanması birkaç yılı bulacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; E-Kolay&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kırmızı domates tarih olacak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 10.03.2007 Okunma Sayısı: 85 &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/domates937_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt; ABD'li gıda bilimcileri, kırmızı domatesten daha yararlı olan ve vücut tarafından daha rahat emilen bir 'likopen' türü içeren 'turuncu domates' yetiştirdi. Bir antioksidan türü olan likopen, sebze ve meyvelere renklerini veren madde. Araştırma sırasında, 12 gönüllüyü turuncu ve kırmızı domates soslarıyla yapılmış makarna testinden geçiren gıda bilimi profesörü Seteven Schwartz ile arkadaşları, turuncu domatesten likopen emiliminin, kırmızı domatesten emilimden 2.5 kat daha yüksek olduğunu tespit etti. Kırmızı domatesin daha çok likopen içerdiğini, ancak bunun büyük bölümünün vücudun iyi ememeyeceği biçimde olduğunu söyleyen Schwartz, "Deneye katılanlar, turuncu domatesten yapılan sosu yerken belki daha az likopen aldılar, ancak kırmızı domates sosundan daha fazla likopen vücutlarında emildi" dedi. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kaynak: Milliyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;2 cm'lik robot cerrah&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Haberin Tarihi: 09.03.2007 Okunma Sayısı: 75&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/robot090307_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Japonya'nın Ritsumeikan Üniversitesi araştırmacıları, mini tıbbi robot ürettiler. 1 cm çapında, 2 cm uzunluğunda ve 5 gr ağırlığındaki mini robot, insan vücudunda ilerliyor ve istendiğinde vücutta kalabiliyor. Enfeksiyonlu veya kanserli dokuya geldiğinde robot, tedavi amaçlı ilaç zerk edebiliyor veya ameliyat yapabiliyor. Robotta kamera gibi mini aygıtlar ve mini enjektör bulunuyor. Mini robotun tanıtımı, üniversitenin Kusatsu kentindeki kampusunda yapıldı ve büyük ilgi gördü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Hürriyetim&lt;/p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Türkiye'den Avrupa'ya lazer teknolojisi&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 09.03.2007 Okunma Sayısı: 65&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/lazer0803_137.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt; Türkiyeli bilim adamlarının geliştirdiği nanoteknoloji ürünü hassas fiber lazer, Avrupa’nın en yüksek bütçeli projelerinden birisi olan "X Işını Kaynağı Projesi"nde kullanılacak. Henüz geçici laboratuvarlarda hizmet veren Ulusal Nanoteknoloji Merkezinin 31 Mayısta 8 bin 500 metre karelik binasına taşınacağını belirten Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salim Çıracı, ilk aşamada 17 milyon YTL’lik çok hassas araştırma ekipmanları satın aldıkları merkezin, sahip olacağı cihaz ve büyüklüğü ile dünyadaki sayılı merkezlerden birisi haline geleceğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkezin geçici laboratuvarlarında nanoteknoloji alanında çeşitli projelerin yürütüldüğünü ifade eden Çıracı, fiber lazerler konusunda önemli bir aşama kaydettiklerini söyledi. Çıracı, "Türkiye’de fiber lazerleri yaptık. Lazerler burada geliştirilip başka yerlere teknoloji transferi yapılıyor. Bu lazerler, otomotivden diş hekimliğine, cerrahiye kadar pekçok alanda kullanılması beklenen çok önemli bir buluş" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çıracı, Türkiye’nin nanoteknoloji yarışına zamanında girmesini sağlayarak, nanoteknoloji ürünlerini yurt dışı pazarlarda rekabet edebilecek seviyeye getirmeyi hedeflediklerini ifade etti.&lt;br /&gt;Fiber lazerleri geliştiren ve ABD Patent Ofisi’ne tescillettiren Yrd. Doç. Dr. Ömer İlday, yeni fiber lazerle hücrenin içinde noktasal operasyonlar yapılabileceğini belirtti. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Geliştirilen lazerin benzerlerine göre birkaç yüz kat daha güçlü olduğunu vurgulayan İlday, lazerin uygulandığı alanı ısıtmamasının da bu teknolojiye büyük bir yenilik getirdiğini bildirdi. İlday, "Bu lazer, diğerlerinden farklı olarak tam istenildiği şekilde ışık darbelerin belirli yapıda çıkmasını sağlıyor. Bunun sayesinde bugüne kadar yapılamayan işlemler otomatikleştirilecek. Tıptan, askeri uygulamalardan, sanayiden, uçaklarda perçinsiz lehimlemelere kadar fiber lazerlerin büyük önemi var" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geliştirilen lazerin bir örneğinin Almanya’ya gönderileceğini, burada bir araştırmada deneneceğini anlatan İlday, "Bu noktada Türkiye’den Almanya’ya teknoloji transferi yaptığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz" dedi. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ömer İlday, lazerin Avrupa’nın bu alandaki en büyük projeleri arasında gösterilen ve 1 milyar avroluk bütçeye sahip X Işığı Kaynağı Projesi’nde (Euro-XFEL) kullanılacağını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan, Çıracı’nın verdiği bilgiye göre, Ulusal Nanoteknoloji Merkezinde sensörler alanında nanoteknoloji ürünlerinin geliştirilmesi konusunda da büyük bir aşama kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkezde ışık, mekanik titreşimler, ısı, basınç gibi fiziksel ölçülebilirler ve biyokimyasal algılayıcılar konusundaki çalışmada, deprem algılamasında kullanılabilecek elektromekanik ivme ölçme sensörleri geliştirildi. Bu çalışma, bilgisayarlardaki farenin (mouse) özellikle oyunlar sırasında üç boyutlu ve zemine temas etmeden kullanımına da olanak sağladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sensörlerin nanoteknoloji ürünü olması ve düşük maliyetlerle elde edilmesi, önemli bir yenilik ve avantaj olarak gösteriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; E-Kolay&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Şeker hastalığına karşı güneş&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 09.03.2007 Okunma Sayısı: 49 &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/hamile837_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;İngiltere'de yapılan bir araştırma, hamile kadınların bebeklerini şeker ve tiroit hastalıklarından korumak için güneş ışığı almaları gerektiğini ortaya koydu. Araştırmada, vücudun güneş ışığı sayesinde ürettiği D vitamininin, kemikleri güçlendirmesinin yanı sıra, diyabet ve tiroit rahatsızlığı riskini hamilelik sırasında hem annede hem de bebeklerinde azaltabileceği belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; Milliyet&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/googlekitap2317_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Google'da en çok arananlar&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Haberin Tarihi: 19.02.2007 Okunma Sayısı: 254 &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Paris Hilton'u Orlando Bloom ve kanser izledi. Türkiye'de ise ADSL kota sayfası, Yonja Arkadaşlık Sitesi, oyun ve futbol siteleri ile Pegasus Havayolları sitesi en çok arananlar arasında. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Hakkında en çok bilgi arananlar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1.Borat&lt;br /&gt;2.Hizbullah&lt;br /&gt;3.Avrupa Birliği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hakkında en çok haber arananlar &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1.Paris Hilton&lt;br /&gt;2.Orlando Bloom&lt;br /&gt;3.Kanser&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hakkında en çok arama yapılan ülkeler &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1.Irak&lt;br /&gt;2.İran&lt;br /&gt;3.Kuzey Kore&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Türkiye Ocak'ta en çok neyi aradı &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1.Kral Oyun (Oyun Sitesi)&lt;br /&gt;2.İzlesene (Youtube benzeri)&lt;br /&gt;3.Yonja (Arkadaşlık Sitesi)&lt;br /&gt;4.Milli Piyango&lt;br /&gt;5.SSK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hakkında en çok soru sorulan kavramlar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1.Hizbullah&lt;br /&gt;2.Carisoprodol (İlaç)&lt;br /&gt;3.Acyclovir (İlaç)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2007 Şubat ayında en çok arama yapılan isim evinde ölü bulunan Playboy yıldızı Anne Nicole Smith, Hillary Clinton ve Oscar Ödülleriyle ilgili aramalar en hızlı yükselenler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; İnternet Haber&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-1672500679171581350?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/1672500679171581350/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/03/kurakla-yeni-zm-biyo-zar-haberin-tarihi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/1672500679171581350'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/1672500679171581350'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/03/kurakla-yeni-zm-biyo-zar-haberin-tarihi.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-7280977947297259516</id><published>2007-03-08T14:03:00.000+02:00</published><updated>2007-03-08T14:18:50.632+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/yotube051206_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Youtube'a erişim yasağı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 07.03.2007 Okunma Sayısı: 190&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi, Atatürk'e hakaret edilen video görüntülerin yer aldığı siteye erişim yasağı koydu. Alınan bilgiye göre, Atatürk'e hakaret edilen video görüntüleriyle ilgili haberlerin basında yer alması üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Savcısı Nurten Altınok, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğüne talimat vererek, konuyla ilgili görüntüleri istedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönderilen delil niteliğindeki bir CD'yi inceleyen Savcı Altınok, nöbetçi mahkemeden erişimin engellenmesini talep etti. İstanbul Nöbetçi 1. Sulh Ceza Mahkemesi de Güvenlik Şube Müdürlüğünce gönderilen delil niteliğindeki bir CD'ye el koyma kararının onanması ve YouTube'ye erişimin engellenmesi talebini kabul etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mahkemenin kararında, ''Mustafa Kemal Atatürk'ün fotoğrafı, Türk Bayrağı üzerine İngilizce küfür içeren yazılar yazılarak aşağılandığı anlaşıldığından talebin kabul edildiği'' belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; AA&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.globaladres.net/imajlar/cep-konus.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Cepte korkunç tuzak&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Cep telefonunuza bırakılan cevapsız çağrıdaki numarayı tanımıyorsanuz, geri ararken dikkatli olmanızda yarar var. Yaklaşık bir aydır tartışma gruplarında ele alınan dolandırıcılık yönteminin hız kesmeden sürdüğü görülüyor. Bu duruma önlem alınamamış olması, kurban olmamak için dikkatli olmayı tek seçenek haline getiriyor. Dolandırıcılık işlemi, "542" ile başlayan bir numaradan cep telefonunuza yapılan cevapsız arama ile başlıyor. Bize yansıyan olaylar, faturalı Turkcell hattı kullanıcılarını kapsıyor. Sizi arayan numarayı geri aradığınızda karşınıza çıkan kişi, size ait numaradan kendisine sürekli hakaret dolu kısa mesajlar atıldığını belirtiyor. Size ait aynı numarayı kullanan yedek bir hattın olup olmadığını soran karşıdaki kişi, mağdur durumda kaldığını ve sizin yardımınızla kısa bir işlem sonrasında sorunu çözeceğini söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aramayı yapan kişi gizli numara kullanmadığı için durumun dolandırıcılık olduğu ilk anda kolay kolay farkedilmiyor. Sizin sorduğunuz sorular karşısında; bu işlemin sizin haberiniz olmadan gerçekleştirilebileceğini belirten sahtekar, bu konuda servis sağlayıcınızın müşteri temsilcisini arayacağınızı söylediğinizde de sizi çözümün bu olmadığına bu seçeneği kendisinin zaten denediğine inandırmaya çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisine ait yöntem ile sorunu çok kısa zamanda çözeceğini belirten dolandırıcı bunun için sizi telefonda mümkün olduğunca oyalamaya çalışıyor. Bu esnada sorduğunuz sorulara da; SIM kart numarasının tespitini internet üzerinden yapacağına dair doğruluğu olmayan bilgiler vererek bu konuda yeterli bilgisi olmayan kullanıcıları ikna etmeye çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşıdaki kişinin sizi doğrudan aradığı durumlarda da, karşı taraf yine aynı gerekçeleri göstererek sorunun çözümü için size vereceği numarayı aramanızı ve oradan da müşteri temsilcisine bağlanmanızı istiyor. Bu şekilde gerçekleşen işlem sonrasında sanki uluslararası canlı seks hatlarına bağlanmış gibi bir tarife üzerinden konuşma ücreti ödüyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer siz bir Turkcell hattı kullanıcısıysanız, şüphelendiğiniz bu konuşma bittikten sonra son konuşma ücretini öğrenmek için müşteri temsilcisini aradığınızda ay sonunda gelecek ayrıntılı faturadan önce konuşmaları teker teker öğrenmenizin mümkün olmadığı açıklaması yapılıyor. Bunun yerine Turkcell'in güncel fatura bilgileri öğrenme servisine kısa mesaj attığınızda da gelen bilgiler anlık değil, 48 saat öncesine ait olduğundan şüphelendiğiniz bir durumda sorunu sonuca ulaştırmanız oldukça güç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda; dolandırılıp dolandırılmadığınızı anlamak için 48 saat beklemeniz ve güncel fatura bilgilerini öğrenmek için tekrar kısa mesaj atmanız gerekiyor. İş burada da bitmiyor, size bildirilen fatura miktarı toplam olduğu için eğer miktar aşırı değilse; önceki konuşmalarınızı da tahmini olarak hesap edip 'acaba dolandırıldım mı' sorusuna cevap aramanız gerekiyor. Tüm bu soruların cevabını kesin olarak öğrenmeniz için ise ay sonu gelecek detaylı faturayı beklemeniz gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; İnternet Haber&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/windows050307_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Microsoft'un güvenlik yazılımı sınıfta kaldı!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Haberin Tarihi: 06.03.2007 Okunma Sayısı: 103&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dünyanın en büyük yazılım firması Microsoft'un Live OneCare adlı güvenlik yazılımı, Windows işletim sistemini hedefleyen virüsleri tespit eden ve durduran programların testinde sınıfta kaldı. Merkezi Avusturya'da bulunan AV Comparatives adlı bağımsız bir kuruluş tarafından yapılan testte, Microsoft'un OneCare güvenlik yazılımı, 17 anti-virüs programı arasında tek başarısız olan yazılım olarak dikkati çekti.&lt;br /&gt;Sadece Microsoft'un yazılımı testi geçemedi&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Test sırasında, Microsoft'un güvenlik yazılımı, 500 bin virüsün sadece yüzde 82,4'ünü tespit edebildi. Virüs, solucan, sülük, arka kapı veya truvalı gibi çok çeşitli kötü niyetli programları 3 ayda bir test eden AV Comparatives'in son testinde, 14 anti-virüs programı en iyi ve iyi, 2'si geçer ve OneCare de başarısız not aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft'tan bir yetkiliyse öncelikle bu testin metodolojisi ve sonuçlarını yakından incelediklerini ve bulgularını Windows Live OneCare'in sonraki testlerde daha iyi olması için değerlendireceklerini belirtirken, ürünlerinin Amerikan ICSA Laboratuvarları ve West Point Checkpoint sisteminden sertifikalı olduğunu anımsattı. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; E-Kolay&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Nokia cepten bedava konuşturacak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 08.03.2006 Okunma Sayısı: 173&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.globaladres.net/imajlar/nokia-tel.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Cep telefonlarının kablosuz internet teknolojisiyle donanması ücretsiz konuşmanın ipuçlarını fısıldıyor. Nokia'nın hedefi internetle birlikte gelişen ve değişen ihtiyaçlara, akımlara ve beklentilere cevap verebilmek. Elbette öncelik internet kuşağını mobil olduğu anda da alışkanlık ve hizmetlerinden koparmamak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün kablosuz internet desteği sayesinde Gizmo, Skype ve benzeri yazılımları kullanarak cep telefonundan ücretsiz olarak görüşme yapmak mümkün. Destekleyen telefon sayısının artmasıyla yepyeni bir dönemin başlayacağına da şüphe yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sebeple özellikle WiMAX'in devreye girmesiyle cep telefonu operatörlerinin oldukça zorlanacağı düşünülüyor. Kablosuz internet desteği sözünü 2004 yılında veren Nokia'nın şu an E61, N71, N73, ve N95 gibi modellerinde bu özellik bulunuyor. WiMAX desteği için söz ise 2008 senesine verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hedefini 'herkesi, her şekilde, her şeye bağlamak' şeklinde özetleyen Nokia kullanıcılara bedava konuşmanın anahtarını sunarken, operatörlere de bunu engellemenin yöntemini satıyor. Etkinlikte operatörlere tanıtılan bir sistem de kullanıcılar arası bu tip veri trafiğinin engellenmesini sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; İnternet Haber&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/googlekitap2317_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Google'da en çok arananlar&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Haberin Tarihi: 19.02.2007 Okunma Sayısı: 254 &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Paris Hilton'u Orlando Bloom ve kanser izledi. Türkiye'de ise ADSL kota sayfası, Yonja Arkadaşlık Sitesi, oyun ve futbol siteleri ile Pegasus Havayolları sitesi en çok arananlar arasında. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Hakkında en çok bilgi arananlar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Borat&lt;br /&gt;2.Hizbullah&lt;br /&gt;3.Avrupa Birliği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hakkında en çok haber arananlar&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1.Paris Hilton&lt;br /&gt;2.Orlando Bloom&lt;br /&gt;3.Kanser&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hakkında en çok arama yapılan ülkeler&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1.Irak&lt;br /&gt;2.İran&lt;br /&gt;3.Kuzey Kore&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Türkiye Ocak'ta en çok neyi aradı&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1.Kral Oyun (Oyun Sitesi)&lt;br /&gt;2.İzlesene (Youtube benzeri)&lt;br /&gt;3.Yonja (Arkadaşlık Sitesi)&lt;br /&gt;4.Milli Piyango&lt;br /&gt;5.SSK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hakkında en çok soru sorulan kavramlar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Hizbullah&lt;br /&gt;2.Carisoprodol (İlaç)&lt;br /&gt;3.Acyclovir (İlaç)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2007 Şubat ayında en çok arama yapılan isim evinde ölü bulunan Playboy yıldızı Anne Nicole Smith, Hillary Clinton ve Oscar Ödülleriyle ilgili aramalar en hızlı yükselenler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; İnternet Haber&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-7280977947297259516?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/7280977947297259516/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/03/youtubea-eriim-yasa-haberin-tarihi-06.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/7280977947297259516'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/7280977947297259516'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/03/youtubea-eriim-yasa-haberin-tarihi-06.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-4050742188205586441</id><published>2007-03-05T20:48:00.000+02:00</published><updated>2007-03-05T21:02:30.873+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Casper`dan Dört Çekirdekli İşlemci&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Haberin Tarihi: 06.03.2007 Okunma Sayısı: 718&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img height="90" hspace="6" src="http://resim.haberarsivi.com/2007/3/10678.jpg" width="135" align="right" vspace="1" border="0" /&gt; Casper, dört çekirdekli Intel CoreTM 2 Quad Q6600 işlemciye sahip yeni modelini pazara sundu.&lt;br /&gt;Casper`den yapılan yazılı açıklamada, yeni modelin masaüstü bilgisayarlarda tek bir mikroişlemci içinde eşzamanlı çalışan dört adet beyin yerleştirilerek geliştirilen dört çekirdeğiyle hem kurumsal hem de ev kullanıcısına maksimum hız ve performans sunduğu kaydedildi.&lt;br /&gt;Dört çekirdekli işlemci, kullanıcıların diğer uygulamalar çalışırken arkada virüs koruma programlarını da daha rahat ve hızlı çalıştırmalarına olanak tanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dört çekirdekli bilgisayar KDV`siz 2 bin 199 dolardan satılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;(Zaman)&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.globaladres.net/imajlar/1217.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Sigaraya vedanın 20 formulü&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;Haberin Tarihi: 03.03.2007 Okunma Sayısı: 248&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Araştırmalar sigara içenlerin yüzde 90'ının sigarayı bırakmak istediklerini fakat bunu başaramadıklarını göstermektedir. Çoğu tiryaki aksini söylese de sigarayı bırakmak mümkündür. Uyandıktan hemen sonra sigara içenlerin, hastayken sigara içenlerin, sigaradan uzak duramayanların, sabahları daha fazla sigara içenlerin ciddi derecede bağımlılığı vardır ve bu kişiler sigarayı bırakmakta zorlanırlar. Sigarayı bırakanların yüzde 70'i ilk ayda tekrar kullanmaya başlarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigarayı bırakmış olanların dörtte birinden azı, ilk girişiminde bunu başarmıştır. Sigarayı kalıcı olarak bırakanların çoğu bunu başarmadan önce 3-4 kez bırakmayı deneyip yeniden başlamışlardır. Güzel haber şu ki, sigarayı bırakmaya çalışıp bırakamamak her şeyin sonu değildir. Neden başarısız kalındığından ders alarak bunu başarıncaya kadar tekrar tekrar gayret etmek gerekir. Araştırmaların verdiği başka iyi bir haberde de, Amerika'da sigara içen kişilerin yaklaşık %45'inin sonunda sigarayı bırakabilmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigarayı bırakmak için 20 öneri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Kendinize inanın ve güvenin. Sigarayı bırakabileceğinize inanın. Hayatınızda daha önce başardığınız zor işleri düşünün. Sigarayı da bırakabileceğiniz düşünün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Sigarayı bırakma sebeplerinizi ve bırakmakla kazanacaklarınızı yazın: Örnek: Daha uzun yaşamak, kendinizi daha iyi hissetmek, para biriktirmek, daha iyi kokmak... Sigara içen herkes bunun zararlarını bilir ve bırakmak ister, siz bunu yazılı hale getirin ve her gün okuyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Ailenizden ve arkadaşlarınızdan sigarayı bırakma kararınızı desteklemelerini isteyin. Size yardımcı olmalarını; ama kesinlikle sizi suçlamamaları gerektiğini söyleyin. Sigarayı bıraktığınız ilk günlerde zorlanacağınızı ve size anlayış göstermelerini rica edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Sigarayı bırakmak için bir gün belirleyin. Bugünün yeni hayatınız için bir başlangıç olduğunu düşünün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Sigarayı bırakmak için bir doktora danışabilirsiniz ve onun yardım ve önerilerini alabilirisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Kendinize bir egzersiz programı belirleyin. Spor yaparken sigara içmek aklına gelmeyecektir, üstelik sigara verimli egzersiz yapmanızı engelleyecektir. Spor yapmak stresinizi azaltacak ve sigaranın vücudunuz yıllarca yaptığı zararı tamir etmesine yardımcı olacaktır. Haftada 3-4 kere, 30-40 dakika spor yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Her gün 3-5 dakika nefes egzersizi yapın. Gözlerinizi kapatın. Burnunuzdan derin nefes alın, nefesinizi birkaç saniye tutun ve çok yavaş bir şekilde ağzınızdan verin. Nefes egzersizi sırasında daha temiz ve daha rahat nefes aldığınızı göreceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8- Birisi size sigara ikram ederse reddedin, kullanmıyorum deyin. Bu sizin kendinize olan güveninizi artıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9- Pek çok sigara tiryakisi, sigarayı yavaş yavaş bırakamayacağını; ancak bir seferde bırakabileceğini düşünür. Hangi metodun size daha uygun olduğuna siz karar verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10- Pek çok sigara tiryakisi, sigarayı yavaş yavaş ırakamayacağını; ancak bir seferde bırakabileceğini düşünür. Hangi metodun size daha uygun olduğuna siz karar verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11- Sigarayı bırakmayı isteyen bir arkadaşınız daha varsa bunu yapmak daha kolay olacaktır. Birbirinizi teşvik edici konuşmalar yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12- Dişlerinizi temizletin ve her zaman temiz tutun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13- Sigarayı bıraktıktan sonra kendinize bir ödül verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14- Çok fazla su için. Su her anlamda vücudunuz için faydalıdır. Pek çok kişi yeterince su içmez. Vücudunuzdan nikotinin ve diğer zararlı kimyasal maddelerin atılmasına yardımcı olacaktır. Sigaranın verdiği zararları düzeltecektir. Ayrıca, yemek yeme isteğinizi de azaltacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15- Sigarayı en çok ne zaman istediğinizi düşünün; canınız sıkkın olduğunda, yemekten sonra, işten eve gelince mi? Sigara içmek yerine hoşunuza giden bir şey yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16- Elinizdeki ve ağzınızdaki boşluk hissini gidermek için bir şey bulun. Örneğin, su için, sakız çiğneyin, leblebi yiyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17- Sigarayı bırakma konusunda düşüncelerinizi yazın. Bunu her gün okuyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18- Yanınızda sizin için çok önemli birisinin resmini taşıyın, bir kâğıda ‘sigarayı bırakacağıma söz veriyorum’ diye yazın, canınız her sigara istediğinde bu resme ve nota bakın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19- Canınız sigara istediğinde, bir sigara yakmak yerine hislerinizi bir günlüğe yazın. Bu günlüğü her zaman yanınızda taşıyın. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Horlamayı durduran alet&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;Haberin Tarihi: 02.03.2007 Okunma Sayısı: 183&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/horlamak0203_137.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;İngiltere’de bir diş teknisyeni horlamayı durduracak bir düzenek geliştirdi. Paul Cattell adlı teknisyen, alt çeneyi ileri iterek gırtlağı açan ve havanın sessizce çıkmasını sağlayan bir alet takarak horlamayı kesmeyi başardı. İngiltere’de 49.99 sterline satılan alet, ayarlanabilir olduğu için çeneyi gerektiği kadar ileri itiyor. Cattell’in "Snorekill" (horlama kesici) adını verdiği alet uluslararası bir ödüle de sahip.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cattell’in internet sitesine şimdiye kadar bu aleti kullanan 600 kişi memnuniyetlerini bildiren mesaj yazdı. Bu kişilerden biri, Snorekill’i her kullandıktan sonra ilerleme kaydettiğini belirtiyor ve "Eskiden horladığımda traktör gibi ses çıkardı, şimdi ise sadece mırıltı duyuluyor" diyor. David Burbridge adlı kullanıcı da, "Alet horlamamı tamamen ortadan kaldırdı. İnanamıyorum" diye yazıyor. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Robot Dexter yürümeyi öğreniyor&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;Haberin Tarihi: 03.03.2007 Okunma Sayısı: 197 &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/dexter237_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt; ABD'de üç mühendisin kurduğu bağımsız bir araştırma grubu olan Anybots'un 6 yıllık çalışmasının ürünü olan Dexter, ticari öncüllerinin tersine yürümeyi hatalarından ders alarak öğreniyor. İlk kez ayağa nasıl kalkacağını keşfettikten sadece birkaç gün sonra ilk adımlarını atmaya başlayan Dexter, verilen bilgileri analiz ederek hareketlerini buna göre ayarlıyor. Araştırma laboratuvarının kurucusu Trevor Blackwell, Dexter'ın ilk başta yürümenin nasıl bir şey olduğu hakkında çok genel bir fikri bulunduğunu belirterek, "İlk denediğinde hemen düştü" dedi. Blackwell, eklemlerin durumu, ayağa uygulanan güç ve vücudun eğildiği yön gibi 200 değişik bilgiyi saniyede 100 kez kaydettiklerini, Dexter´ın sonra bunları harekete halinde uygulamayı başardığını belirtiyor. Dexter'ın, hareketlerinin önceden programlanmasından ötürü Honda´nın Asimo gibi piyasadaki yürüyen robotlardan ayrıldığını belirten Dr. Blackwell, amaçlarının, özel programlanmıştan ziyade insanın yaptığı gibi değişik çevre ve rollere uyum sağlayabilen robotlar tasarlamak olduğunu kaydediyor. Blackwell, eklemleri havayla doldurulmuş robotun, çalışmaya hazır olmadan önce bir çocuk gibi "tatlı dille kendine olan güveninin" sağlanması gerektiğini söylüyor. Anybots mühendisleri, Dexter'ın birkaç hafta içinde koşmayı öğrenmesini bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynak:&lt;/b&gt; E-Kolay&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bilgisayar Oyunu Hız Yaptırıyor&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;img height="90" hspace="6" src="http://resim.haberarsivi.com/2007/3/10675.jpg" width="135" align="right" vspace="1" border="0" /&gt; İngiltere’de yapılan bir araştırmada, genç sürücülerin bilgisayar veya oyun konsolunda otomobil yarışı oyunu oynadıktan sonra hız yaptıkları belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sürücü okulunun yaptığı araştırmaya göre, 16 ila 24 yaşındaki sürücülerin yüzde 27’si, bu tür bir oyun oynadıktan sonra daha fazla risk alarak araç sürdüklerini kabul ettiler. Uzmanlar, araştırma sonucunun, bilgisayar oyunları ile tehlikeli araç kullanma arasında “tartışmasız” bir bağlantı bulunduğunu ortaya koyduğunu belirttiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmada, genç sürücülerin dörtte birinin gerçekte araç kullanırken, oyundaki canlandırmayı hayal ettiklerini dahi ortaya çıktı. İngiliz sürücü okulunun araştırmasına katılan bin gencin yüzde 34’ü bilgisayar oyunlarının gerçek yaşamda araç kullanma yeteneğini geliştirdiği, beşte ikisinin de oyunların refleksleri güçlendirdiği görüşünü dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmada ayrıca, sürekli oyun oynayanların yarıdan fazlasının, seyrek oyun oynayanların da yüzde 45’inin sürücü sınavını ilk seferinde kazandıkları tespit edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;(NTVMSNBC)&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-4050742188205586441?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/4050742188205586441/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/03/sigaraya-vedann-20-formul-haberin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/4050742188205586441'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/4050742188205586441'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/03/sigaraya-vedann-20-formul-haberin.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-8299991984340451111</id><published>2007-02-28T16:35:00.000+02:00</published><updated>2007-03-01T18:06:58.492+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;h2&gt;Felakete 2 derece kaldı&lt;/h2&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/gunes001_137.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Önde gelen bilim adamlarının BM'ye sundukları bir iklim raporuna göre, dünyanın ortalama sıcaklığının 2 santigrat derece daha artması, ''kritik eşiğin aşılması'' anlamına gelecek ve insanlık için ''telafisi mümkün olmayan'' sonuçlar doğuracak. BM'nin talebi üzerine hazırlanan ve bugün kamuoyuna açıklanan 166 sayfalık rapora göre, yeryüzünde ortalama sıcaklık son 100 yıl içinde 0.74 derece arttı. Bu yüzyıl içinde 2 derece daha artması ise, kritik eşiğin aşılması anlamına gelecek. ''Missouri Botanical Garden'' Başkanı Peter H. Raven ve Michigan Üniversitesi'nden çevrebilimci Rosina Bierbaum'un başkanlığını yaptığı bir BM paneli tarafından hazırlanan rapor için, 11 ülkeden 18 bilim adamı çalışma yaptı. Raporda, küresel ısınmanın yol açacağı sonuçlar, ''deniz düzeyinin yükselmesi, kuraklık ve hastalık alanlarının dağılımı, iklime bağlı doğal afetler, tarımda, ormancılıkta, balıkçılıkta ve ekonominin diğer alanlarında ortaya çıkacak hasar'' gibi başlıklarda, ayrıntılı biçimde ele alınıyor. ''Uygarlığın en önemli görevlerinden birinin, iklim değişikliğinin önüne geçmek olduğunun'' kaydedildiği raporda, hükümetlerin ''temiz enerji kaynaklarına yönelik yaptıkları araştırmalara harcanan paraları 10 milyarlarca dolar artırmaları ve fosil yakıtlardan uzaklaşmayı teşvik etmeleri gerektiği vurgulandı. Raporda, temiz enerji kaynaklarının geliştirilmesi için ABD'nin yaptığı harcamalar örnek verilerek, ''Bu ülke, bu alandaki araştırmalara yatırdığı parayı en az 3'e katlamalı'' denildi. Raporda hükümetlerin, kömürle çalışan termik santrallerin yenilerinin inşaatına izin vermemeleri gerektiği gibi tavsiyeler de yer aldı.&lt;/p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Nokia ve YouTube’dan işbirliği&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/22122006131034_9_441615int.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt; Nokia’nın sunduğu yeni mobil İnternet videosu deneyimiyle, YouTube videoları Nokia Nseries multimedya bilgisayarlarından izlenebiliyor.&lt;br /&gt;Mini Map özelliğine sahip Nokia Web Browser ile erişilebilen YouTube videoları, kısa süre sonra hayata geçecek olan YouTube mobil sitesinden izlenebilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, YouTube video RSS bilgileri de yeni Nokia Video Center uygulaması üzerinden alınabilecek.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;color:#33cc00;"&gt;&lt;a style="FONT-SIZE: larger; TEXT-DECORATION: none" href="http://www.donanimhaber.com/3DLabs_gercek_3_boyutlu_GPS/4250/haber.htm"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;h2&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kedi AIDS'ine karşı ne yapmalı?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img height="125" hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/kedi2827_ic.jpg" width="188" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;Antalya'nın Kemer ilçesinde, turistik Beldibi'nden Çıralı'ya kadar uzanan bölgede 18 kedide 'kedi AIDS'ine rastlanılınca belediye harekete geçti. İki yılda 18 kedide, kedi AIDS'i (feline immunodeficiency virus- FIV) tespit eden Kemer Veteriner Polikliniği veteriner hekimi Olgun Aslan, 'kediden insana bulaşan bir vakaya rastlanılmadığını' vurguladı. Belediye veteriner hekimi Adnan Öney'se ikircikliydi: "8-10 yıl öncesinde tavuk vebası da insanlar için tehlike oluşturmamaktaydı. Bilindiği gibi bugün 'kuş gribi' adıyla tüm dünyada tehdit oluşturmaktadır." Öney, şu an için en mantıklı davranışın kedileri kısırlaştırmak ve aşılarını ihmal etmemek olduğunu söyledi, belediye Hayvan Rehabilitasyon Merkezi'nde bu işlemleri ücretsiz olarak yaptıklarını hatırlattı. '18 vaka dikkat çekici' İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Doç Dr. Murat Arslan da sadece bir bölgede iki yıl içinde 18 kedide 'FIV' görülmesini 'dikkat çekici' olarak niteledi. Ancak ekledi: "Bu hastalık yıllardır var. Bundan yedi sekiz yıl önce sanatçı Nilüfer'in kedisine de bulaşmıştı. Bir zamanlar ABD'li bilim adamları virüsün kedilerden insanlara bulaştığını iddia etti, ancak Fransız bilim adamları bunun doğru olmadığını söyledi. Şu anda da bilinen de kedilerden insanlara virüsün bulaşmadığıdır. Kedilerdeki virüsle insanlardaki genetik olarak birbirinden farklıdır." Kedilerde aşısı var! Kedilere özgü AIDS'in insanlarınkinden en bariz farkıysa, aşısının olması. Uzman veteriner Dimitri Malahtiri, "AIDS gibi bağışıklık sistemini çökerten bir virüstür FIV. Karma aşının içinde FIV aşısı da var. Virüs vücut yağlarından, idrardan dağılır ve kedinin aşısı yoksa sokakta geçerken de virüs kapabilir" dedi. Leoparlarda da görülüyor Hastalığın tarihini ve gidişatını Kemer'de virüsü saptayan veteriner hekim Olgun Aslan şöyle özetledi: "Virüs ilk 1987'de fark edildi. Leoparlarda, aslan, kaplan ve jaguarlarda da görüldü. İlk aşamada ateş, lenflerde şişkinlik ve deri rahatsızlıkları baş gösterir. Bu aşama virüsün kapılmasından sonra dört-altı hafta sürer. İkinci aşamada virüs belirtilerini saklar. Bu aşama yıllar sürebilir. Üçüncü aşama bağışıklık sisteminin çöktüğü aşamadır. Sağlıklı bir kedinin kolaylıkla baş edebileceği hastalıklar ciddi rahatsızlıklara yol açmaya başlar. Üst solunum hastalıkları, bağırsak hastalıkları, deri ve kulak hastalıkları ve bazen kanser başlar. Üçüncü aşamaya geçmiş kediler için yaşama süresi bir yıl civarındadır. Genellikle 5-12 yaş arasındaki kedilerde görülür."&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;h2&gt;Ağrı kesici tansiyonu tetikliyor&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/agrikesici2827_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt; Aspirin başta olmak üzere hemen herkesin kullandığı ağrı kesicilerin, kadınların yanı sıra erkeklerde de tansiyonu artırarak kalp krizi veya felce neden olma riskinin bulunduğu ortaya çıktı. ABD'de yayımlanan araştırma, yaş ortalaması 64.6 olan 16 bin erkek arasında 4 yıl süreyle yapıldı. Denekler, araştırma başında tansiyondan şikâyetçi değildi. Araştırma, "Tylenol" adıyla piyasaya sürülen asetaminofeni haftada 6-7 kez kullananlarda, yüksek tansiyon riskinin yüzde 34 arttığını gösterdi. Düzenli şekilde aspirin içenlerde, yüksek tansiyon riski yüzde 26 arttı. Araştırma, "naproxene" ve "ibuprofen" gibi steroid içermeyen ağrı kesicilerin, yüksek tansiyon riskini yüzde 38 artırdığını gösterdi. Sağlık durumları incelendiBoston'daki Harvard Üniversitesi uzmanlarının yürüttüğü araştırmaya göre, haftada en az 15 adet ağrı kesici hap içen erkeklerde ise yüksek tansiyon riski, hiç ilaç içmeyenlere oranla yüzde 48 arttığı belirlendi. Uzmanlar, bu yaygın ağrı kesicilerin ihtiyatla kullanılması gerektiğine işaret ettiler. Bu araştırma da 16 bin erkek gönüllüye ilişkin kayıtların ve bu kişilerin sağlık durumlarının uzun vadede incelenmesiyle yapıldı. Kadınlar için iki araştırmaBu ağrı kesicilerle kadınlarda yüksek tansiyon arasındaki bağlantıya dair iki araştırma daha önce yayımlanmıştı. Bu araştırma da düzenli olarak parasetamol, ateş düşürücü veya aspirin alan kadınlarda yüksek tansiyon riskinin alınan ilaca göre yüzde 20-35 arasında değişen oranlarda arttığını ortaya koymuştu. Bir ağrı kesici olan Vioxx'u da 18 ay kullananlarda kalp krizi ve felç riskinin arttığı ortaya çıkmış, ilaç 2004 yılında piyasadan çekilmişti. 'Devamlı kullanım çok tehlikeli'Prof. Dr. Serap Erdine (İÜ Kardiyoloji Enstitüsü): Bu klasik bir bilgi, yeni bir bilgi değil. Hastalar tarafından da bilinir. Aspirin için günlük 300 miligramın üzerinde alınan yüksek dozlar için geçerli. Aspirini hastalara günlük 100-300 miligram veririz. Prof. Dr. Çetin Erol (Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı): Bu daha önce de çok tartışıldı. Bizim 'nonsteroid antienflamatuar' dediğimiz ilaçların doktor kontrolünde ve mümkün olduğunca az sayıda kullanılması gerektiğini söylüyoruz. Yeni bir şey değil. Hatta bu durumdan bazı çok iyi ağrı kesiciler piyasadan kaldırıldı. Rutin olarak aspirini kimseye tavsiye etmiyoruz. Aspirin ancak geçirilmiş bir kalp hastalığı varsa, birkaç tane risk faktörü varsa ve eğer almasıyla almaması arasında fark hastanın lehineyse, o zaman tavsiye ediyoruz. Şu yaşa geldim 'aspirin alayım' diye bir şey yok. Aspirin iki ucu keskin bir kılıç. Faydası olduğu kadar kanama riski yüksek bir ilaç. Kimse doktor önerisi olmadan ve keyfi olarak aspirin almamalı. Ara sıra başımız ağrıyor diye alırız o ayrı, ama her gün ya da haftanın belirli günlerinde devamlı kullanım çok tehlikeli.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;h2&gt;Çanlar Amazon için çalıyor&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/amazon290806_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt; Brezilya Ulusal Uzay Araştırmaları Enstitüsü tarafından yapılan, Çevre Bakanlığı'nın yayımladığı rapor, Brezilya'da 2100'e dek sıcaklığın ortalama 4 derece artabileceğini ortaya koydu. En kötümser tahmine göre Amazon bölgesinde sıcaklık 8 derece artabilir, bu da 'savanadaki bakir ormanın değişimine' neden olabilir. 'Dünyanın akciğerleri' diyemeyebilirizAraştırmacılardan Jose Marengo, "dünyanın akciğerleri" olarak bilinen Brezilya'daki Amazon yağmur ormanlarına ileride bu benzetmenin yapılamayacağını, küresel ısınmanın sonucu olarak bölgenin karbondioksidin yayıldığı bir bölge durumuna gelebileceğine dikkati çekti. Brezilya'daki diğer bölgelerin de küresel ısınmadan nasibini alabileceğini belirten araştırmacılar, 100 yıl içinde yarı kurak olan kuzeydoğunun kurak duruma gelebileceğini, nüfusun yüzde 25'inin, yani 42 milyon kişinin yaşadığı kıyı bölgelerinde deniz düzeyinin yarım metre artabileceğini vurguladı. Araştırmaya göre Rio de Janeiro bölgesi de 'en fazla tehdit altında olan' bölgeler arasında bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Yılın ilk Ay Tutulması cumartesi gecesi&lt;/h2&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.ekolay.net/haber/images/mars190506_ic.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt; Yılın ilk Ay Tutulması 3 Mart Cumartesi gecesi yaşanacak. Tutulma cumartesi gecesi saat 23.30'da başlayacak ve 03.12'de son bulacak. Ankara Üniversitesi Rasathanesi Müdürü Berahitdin Albayrak yaptığı açıklamada, tam tutulma olarak izlenecek gök olayının Türkiye'nin bütününden görülebileceğini bildirdi. Güneş tutulmasının aksine Ay Tutulmalarını herhangi bir gözlem aracı olmaksızın çıplak gözle izlenebileceğini belirten Albayrak, Türkiye'de izlenebilecek olan bir sonraki Tam Ay Tutulmasının 15 Haziran 2011'de gerçekleşeceğini ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;h2&gt;İnternete bağlanırken dikkat&lt;/h2&gt;&lt;p&gt;&lt;img hspace="6" src="http://www.globaladres.net/imajlar/1296.jpg" align="right" vspace="1" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Radikal gazetsinin teknoloji editörelerinden Sedar Kuzuoğlu bugün köşesine kablosuz "ADSL kullanıcılarını bekleyen büyük tehlikeyi" taşıdı. Sorun yakın bir zamanda pek çok kişinin başına iş açabilir neden mi? Çünkü kablosuz internet kullanıcılarının isteseler de istemeseler de bağlantılarına farklı kişiler girebiliyor. Elbette önlem olarak bir şifreleme olabiliyor ama bunu kırmak çok kolay.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi yükselen faturalar da bunun cabası. Ama tehlike bu kadarla da kalmıyor. Benzer...&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&gt; &lt;a href="yenihaberler.asp?s=1"&gt;Diğer Güncel Haberleri Okumak İçin Tıklayınız...&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-8299991984340451111?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/8299991984340451111/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/02/kedi-aidsine-kar-ne-yapmal-antalyann.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/8299991984340451111'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/8299991984340451111'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/02/kedi-aidsine-kar-ne-yapmal-antalyann.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-1844299483849674724</id><published>2007-01-30T00:51:00.000+02:00</published><updated>2007-01-30T17:22:35.491+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://f3600.com/wp-content/uploads/2006/03/Windows%20Vista%20View.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://f3600.com/wp-content/uploads/2006/03/Windows%20Vista%20View.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;color:#33cc00;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;color:#009900;"&gt;Ve Karşınızda Windows Vista&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;"Wow starts now" sloganıyla Windows Vista, tüm dünyayla aynı anda satışta.&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; Peki ilk Vista kimin?Resmi olarak bugün (30. Ocak. 2007)'de ülkemiz dahil tüm dünyada &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;piyasaya sunulan Windows Vista'nın satışları, Microsoft kurucusu &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Bill Gates tarafından New York'ta resmen başlatıldı. Toplantıya gazeteciler ve ayrıca planlanandan dört sene sonra çıkan Vista'nın Beta testine katılanlar da davet edildi. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Ayrıca saat farkları nedeniyle dünyanın ilk resmi olarak satılan &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Windows Vista'sının sahibi Avusturalya Auckland'tan. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#009900;"&gt;Windows Vista'nın Türkçe sürümüde sahnede!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;em&gt;Windows Vista'nın Türkçe sürümü CHIP Vista özel sayısı ile tanıtıldı.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;24 Ocak 2007 tarihinde İstanbul'da, yapılan tanıtımla, Windows Vista'nın Türkçe versiyonu duyuruldu. Microsoft tanıtım sırasında ziyaretçilerine CHIP'in hazırladığı Windows Vista özel sayısını armağan etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;Yeni bir işletim sistemi&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Windows Vista, bilgileri görüntüleme, bulma ve düzenleme bakımından kullanıcıya daha fazla yardımcı oluyor. Windows Vista'nın görsel zenginliği, ortak pencere öğelerini azaltmak yoluyla, ekrandaki içeriğe nasıl erişeceğinizi düşünmektense içeriğe odaklanmanızı sağlıyor.&lt;br /&gt;Ayrıca yeni araçlar sayesinde bilgisayarınızdaki bilgiler daha anlaşılır olduğu için, dosyalarınızın içeriğini açmadan görebilir, uygulama ve dosyaları hızla bulabilir, açık pencereler arasında etkin olarak gezinebilir, sihirbazları ve iletişim kutularını daha güvenli bir şekilde kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5025593538910050642" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/Rb5-smg7WVI/AAAAAAAAAHA/U_fYgQDB0Q4/s400/windows_vista.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Güvenlik özellikleri&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Windows Vista'nın içerdiği bir dizi yeni güvenlik özelliği, Windows Vista tabanlı kişisel bilgisayarları ve çevrimiçi deneyiminizi daha güvenli yapacak biçimde tasarlanmış. Vista'nın güvenlik konusunda getirdiği yenilikler şöyle sıralanabilir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Virüslere, solucanlara, casus yazılımlara ve diğer olası istenmeyen yazılımlara karşı koruma-Kişisel bilgisayarınızın ne zaman güvenli olmadığını anlama becerisi. -Güvenliği artırmanıza yardımcı olan yönergeler ve Kullanıcı Hesabı Denetimi (UAC). UAC, Windows Vista'da bulunan yeni bir dizi özellik ve bir yönetici hesabının esnekliği ve gücü ile standart kullanıcı hesabının güvenliği arasında bir denge kurulmasına yardımcı oluyor. Web'e gözatma, e-posta gönderme ve üretim programlarını kullanma gibi etkinlikler için özel yönetim ayrıcalıkları gerekmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://www.activewin.com/screenshots/vista/nov05ctp/Vista-5259-3.PNG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Laf anlayan işletim sistemi&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Windows Vista'daki Konuşma Tanıma özelliği, bilgisayarınızla sesli olarak etkileşim kurabilmenizi sağlıyor. Fare ve klavye kullanımınızı önemli düzeyde azaltarak, üretkenliğinizi korumanıza ve hatta artırmanıza olanak tanıyor. Konuşma tanıma özelliği ile Ana uygulamalarda belgeleri ve e-posta iletilerini dikte edebilir, sesli komutları kullanarak Web'deki formları doldurabilir ve gördüğünüz öğeleri sesli olarak söyleyerek Windows Vista'yı ve uygulamaları sorunsuz olarak yönetebilirsiniz. Sorun gidermeWindows Vista sorun giderme konusunda da gelişmiş. İşletim sistemi, sık karşılaşılan sorunları saptıyor, tanı koyuyor ve çözümün bulunmasına yardımcı oluyor. Öte yandan, destek gerektiren olaylar gerçekleştiğinde, Windows Vista sorunları hızla tanılamak ve çözmek için merkezi destek araç ve kaynakları sağlıyor.Windows Vista'daki Uzaktan Yardım özelliği, kuruluşlar için daha yüksek performans, yerleşik tanılama araçları ve kullanıcılara evde, yolda veya uzak bir konumda destek verme becerisi anlamına geliyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;&lt;strong&gt;Windows Vista'yı internetten indirebileceğiz!!!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;Windows Vista'yı satın almak, sürüm yükseltmek ya da &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;yeni lisans edinmek internetten yapılabilecek...&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5025592112980908354" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/Rb59Zmg7WUI/AAAAAAAAAG4/o0FJ4ZCLkYc/s400/vista3.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft, ürünlerini satmak için yeni bir uygulama başlatıyor. Yapılan açıklamaya göre müşteriler Windows Vista'yı ve Microsoft Office 2007 ürünlerini internetten satın alıp indirebilecekler. Söz konusu uygulama Windows Vista'nın çıkış tarihi olan 30 Ocaktan itibaren hizmete açılacak. Ayrıca Vista için indirimli sürüm yükseltme ve yeni lisans edinme seçenekleri de sunuluyor.İnternet üzerinden yapılacak alışverişlerde kullanıcılar için 3 farklı uygulama bulunuyor. Bunlar Windows Market Place, Windows Anytime Upgrade ve Windows Vista Family Discount hizmetleri.Windows Marketplace hizmetinde müşteriler Windows Vista'yı ve Office 2007'yi internetten satın alıp, indirebilecekler. Güvenlik amacıyla dijital şifreleme teknolojisinin kullanılacağı bu hizmette eğer bir indirme işlemi yarım kalırsa, kullanıcılar daha sonra indirme işlemine devam edebilecek.Windows Anytime Upgrade hizmetinde ise kullanıcılar mevcut Windows Vista işletim sistemlerinin daha yüksek bir sürümüne, bir miktar indirim eşliğinde terfi edebilecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Örnek olarak; Windows Vista Home Basic sürümüne sahip bir kullanıcı fiyatı 239$ olan Vista Home Premium'a yalnızca 79$'a terfi edebilecek.Son olarak Windows Vista Family Discount uygulamasında ise kullanıcılar, birden fazla bilgisayara Windows Vista'yı kurabilmek yeni lisanları indirimli olarak alabilecek. Yalnızca Vista Ultimate sahiplerine hitap eden bu uygulamada müşteri, geçerli Vista Ultimate şifresiyle sisteme giriş yaptığında, en fazla 2 adet Vista Home Premium lisansına tanesi 49.99$'a sahip olabilecek. Ancak bu uygulama başlangıçta sadece Amerika ve Kanada'ya hizmet verecek.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;Kaynak:chip.com.tr&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-1844299483849674724?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/1844299483849674724/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/01/windows-vistann-trke-srm-sahneye-kt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/1844299483849674724'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/1844299483849674724'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/01/windows-vistann-trke-srm-sahneye-kt.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/Rb5-smg7WVI/AAAAAAAAAHA/U_fYgQDB0Q4/s72-c/windows_vista.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-3536871291046395709</id><published>2007-01-28T18:54:00.000+02:00</published><updated>2007-01-28T18:58:19.310+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/RbzVk2g7WQI/AAAAAAAAAGQ/mp9a6S08jUk/s1600-h/CASTA0165.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5025126113324259586" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/RbzVk2g7WQI/AAAAAAAAAGQ/mp9a6S08jUk/s400/CASTA0165.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-3536871291046395709?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/3536871291046395709/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/01/blog-post_28.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/3536871291046395709'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/3536871291046395709'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/01/blog-post_28.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/RbzVk2g7WQI/AAAAAAAAAGQ/mp9a6S08jUk/s72-c/CASTA0165.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-27866854.post-8038692571671439420</id><published>2007-01-19T00:18:00.000+02:00</published><updated>2007-01-19T01:46:47.590+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='new'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5021499417169713090" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 469px; CURSOR: hand; HEIGHT: 319px; TEXT-ALIGN: center" height="372" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/Ra_zHWg7V8I/AAAAAAAAACc/LrJ6kCnJ1pw/s400/intro_quadcore.jpg" width="535" border="0" /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Intel Core 2 Quadro Kentsfield: Dört Çekirdek&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İşlemci yarışında heyecanlı bir döneme giriyoruz, zaten hızlı olan mimariler daha da hızlı hale geliyor: Yeni Core 2 Quadro işlemciler x86 alanında herkesi geride bırakmak ve Intel'in bir süre önce başlayan egemenliğini güçlendirmek için saha çıkıyor.&lt;br /&gt;Bu başarım çılgınlığının bir sınırı var mı? Tecrübeli yorumcular bile ikiye bölünmüş durumda "daha fazla çekirdek kesinlikle gerekli" diyenler ve "eski sistemin bana yetiyor neden değiştireyim" diyenler. Dört çekirdekli Core 2 işlemciler Kasım ayından önce pazara çıkmayacak ancak Tom's Hardware Guide deney merkezine birkaç Core 2 Quadro modeli ulaştı. Ancak bu örneklerin Intel tarafından sağlanmadığını belirtelim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5021502638395185122" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/Ra_2C2g7V-I/AAAAAAAAACs/nC32kJuPSWU/s400/cpuz_2666.gif" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;Temel olarak Intel, iki Core 2 Duo işlemciyi bir pakete sığdırıyor. Burada akla hemen şu soru geliyor: Dört çekirdekli sürüm hiç de güçsüz olmayan iki çekirdekli sürüme göre ne sunuyor? Hangi uygulamalar artan çekirdek sayısından faydalanacak? Şu an kullanılan platformlarla uyumlu olacaklar mı? Ve son olarak hasta donanım meraklılarının aklındaki soru: En yüksek saat hızı olarak ne beklemeliyiz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;osman keser&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27866854-8038692571671439420?l=kimbuosman.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kimbuosman.blogspot.com/feeds/8038692571671439420/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/01/intel-core-2-quadro-kentsfield-drt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/8038692571671439420'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/27866854/posts/default/8038692571671439420'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kimbuosman.blogspot.com/2007/01/intel-core-2-quadro-kentsfield-drt.html' title=''/><author><name>Osman Keser</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06950144980307647194</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/SXuNb1O3gnI/AAAAAAAAALk/L3syhujofN8/S220/HPIM3446+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_MdenHqwOxGk/Ra_zHWg7V8I/AAAAAAAAACc/LrJ6kCnJ1pw/s72-c/intro_quadcore.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
